Karadeniz’in iki ünlü yüzücüsü Temel ile Dursun, değişiklik olsun diye bu sefer Akdeniz’de bir uzun mesafeli yüzme denemesine çıkarlar. Yüzerek Kıbrıs'a gitmek üzere, Mersin limanından denize açılırlar. Saatlerce kulaç attıktan sonra Dursun, biraz gerisinde kalan Temel'e hem bağırır hem de hızlanır.
- Ula Temel. Haçan az kaldu uşağum. Peş parmak dağlarinu görüyrum bile, 15 takkaya kalmaz Kibrus'tayız.
Ama arkadan gelen Temel, biraz sinirli, biraz da yorgun zar zor öne doğru bağırır:
- Tursiiin, ula pen bitmişum. Pen mahfolmişum, yorulmişum ki hemi de nasıl !.. Sen devam et var Kibrus'a ben dayanamayacağum, geri döneyrum.
--------------------------------------------------------------------------------
Bir toplantıda: Amerikalı:
- Biz Mars'a gideceğiz demiş. Alman:
- Biz yakıtsız çalışan araba üreteceğiz demiş. Fransız:
- Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var demiş.
Bizim Temel durur mu?
- Biz de güneşe gideceğiz demiş. Herkes şaşkın şaşkın:
- Ama orası yakar deyince bizim Temel:
- O kadarda enayi değiliz herhalde. Akşam serinliğinde gideceğiz !..
--------------------------------------------------------------------------------
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel 3 aylık ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmışlar. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'e sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak ilk işi olmuş. Maymunun görevleri:
"Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak. Her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları
ayarlamak. Füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek. Yakıt
harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken okumaktan sıkılan Temel
kendi görev kartını açmış:
"Maymunu iyi besle!"
--------------------------------------------------------------------------------
Marketin birinden alışveriş yapan turistin, Türk parası yetişmeyince dolar uzatmış kasadaki
adama. Adam para sahte mi, değil mi diye kuşkuya düşmüş. Parayı evirmiş, çevirmiş anlayamayınca
sırada bekleyen Temel'e uzatmış.
- Bir de sen bak hele demiş.
Temel paranın bir altına bir de üstüne bakmiş, sonra masanın üstüne atmış ve :
- Bu para sahte demiş.
Herkes şaşırmış.
- Nasıl anladın bu kadar çabuk ?
- Bunun üstünde Atatürk resmi yok !
--------------------------------------------------------------------------------
Temel ile Dursun paraşüt kursuna yazılır ve hafta sonları eğitim görmektedirler.
Aradan aylar geçer ve eğitim tamamlanır.
Yapılacak bir gösteri için prova yapmaktadırlar.
Uçaktan atlarlar, lakin Temel'in paraşütü açılmaz.
Dursun sorar:
- Temel, paraşütün açılmadı ne düşünüyorsun?.
- Önemli değil... Zaten gerçek değil ki, prova yapıyoruz.
--------------------------------------------------------------------------------
Temel kamyonu ile Trabzon'a gidiyor.
Kamyonundaki yükün yüksekliği 5 metreyi aşmış.
Yol üzerinde bir tünele yaklaşırken kamyonun muavini
yolun yanındaki trafik levhasını gösterek Temel'i ikaz ediyor.
- Ustacığım. Tünel yüksekliği 4 metre yazıyor.
Temel etrafına bakınıp umursamazca yanıt veriyor.
- Olsun. Etrafta trafik polisi yok.
