Geleceğin sineması; hayal satmak...

Dünyanın her tarafında film yapma eylemi şöyle başlıyor...
Boş kâğıda bir şeyler karalayıp sonra da bunun peşinden gitmek nasıl bir iş diye sorarsanız...
Deli işi diye cevap alırsınız...
Ama gelin görün ki, dünyanın her tarafında film yapma eylemi böyle başlıyor...
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 5 yıldır devam ettirdiği bir proje var; GELECEĞİN SİNEMASI.
Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü tarafından Türsak Vakfı [ Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı ] işbirliği ile düzenlenen bu projede; Bütün üniversitelerin sinema öğrencilerinin sınıf ayırt etmeksizin katılabildikleri “kısa film proje”lerinin desteklenmesi için yapılan bir yarışma.
Sanatın en son çeşidi olan sinema, olanca evrenselliği ile ve çağımızda televizyonun da bütün dünyaya yayılmasıyla, iletişim alanındaki yerini tartışmasız olarak birinci sıraya getirdi. Bireylerin, toplumların, ülkelerin iletişiminde ve birbirlerini tanıma ve anlamalarında sinemanın yeri yadsınamaz. Görsel ve işitsel öğelerin yer almasından dolayı filmler insanların algılarına çok çabuk ulaşıyor.
Eğer sinematografik anlatıma uygun görsel öğeleri kullanmış ve kurgulamışsanız, söze bile gerek kalmadan, sinema diliyle aktarmak istediğiniz mesajı; bütün bir dünyaya aktarabiliyorsunuz.
Ne güzel bir olgudur ki, bunu bizim devlet anlayışımızın içinde görebiliyoruz. Gönül diğer sanat dalları için de böyle bir destek projeleri olmasını tabii ki arzu ediyor. Ancak sinema - film yapmak oldukça zor ve pahalı bir serüven. Bu nedenle üniversitelerde sinema okuyan geleceğin sinemacılarına, devletin sağladığı bu destekten dolayı teşekkür ediyoruz...
Kendi filmlerini üretebilmek için, onların yola çıkışlarını sağlayacak, bir eksik-gediklerini kapatacak kadar da olsa, böyle bir desteğin olması, evet anayasada yazıyor ama, çok güzel geliyor...
Lafı uzatmayım, sizler adına bu yarışmanın ödül törenindeydim dün ve hiç saklamadan duygulandığımı ve gözlerimin yaşardığını söylemek istiyorum. Fadik Sevin Atasoy “Geleceğin Sineması Ödül Töreni” sunucusundan çok, yeni sinemacıların meleği gibi davrandı ve onları öne çıkartırken de salona şunu söyledi; “İşte Türk Sinemasının Geleceği olan Yönetmenler...”
Yine keyiflendiğim bir konu da, bu gençlerin arasında kızlarımızın da olmasıydı...
Rahmetli olan kadın yönetmenimiz Bilge Olgaç’tan sonra, televizyon dizilerinde rastlamaya başladık kadın yönetmenlerimize... Her konuda olduğu gibi yönetmenin kadını erkeği olmaz ancak bizim ülkemizdeki ayrımcılık ve baskılar sonucu kadının toplum içinden ayıklanmaya çalışıldığı şu dönemde, kızlarımızı her alanda görmek beni gelecek adına yüreklendiriyor...
Daha ötesini söyleyim, Türk Genci’nin Mustafa Kemal Atatürk’ü anladığını görüyorum. Emaneti en iyi şekilde, sorumluluklarını bilerek ileri taşıma konusunda; bir tabloydu dün karşımda gördüğüm gençler...
Sinemanın her adımında, adına yaraşır şekilde davranan bir vakıf: TÜRSAK.
Başta başkanları Engin Yiğitgil olmak üzere, genel müdürleri Sevinç Baloğlu’nun ellerini değdirdikleri her projenin yukarı taşındığını görmekten ülkemiz adına çok mutlu oluyoruz.
En önemlisi de, geleceğin sineması adına bu proje yarışmasına katılan gençler olması...
En büyük teşekkürüm onlara. Kendilerine olan güvenle çalışıp ortaya koydukları projelerle yarışa girmeleri hepimizi umutlandırıyor, gelecek Türk Sineması adına. Kendi öğrencilerimden biliyorum ki, en korktukları şey yarışma... Ancak, bir sinemacının söyleyecek sözü varsa, hiç çekinmeden arenaya çıkmalı. Aydınlık Türkiye’nin yolu buradan geçiyor.
Teşekkür etmeden geçemeyeceğim bir kurum da Canon. Kısa filmlerini üretirken en çok ihtiyaç duyacakları şeylerden biri olan kamerayı, kendi üretimlerinin bir modelini yarışma birincisine vermelerinden dolayı Canon.
Dilerim gençlerimize verilen bu destek devam eder. Bu fidanlara verdiğimiz destek sonucu ilerde gölgesinde seyredeceğimiz filmlerin olmasını getirecektir bizlere.