|
|
 |
« : Mart 19, 2008, 01:37:37 ÖS » |
|
ATATÜRK ve ÇEK > > > > > > > >Atatürk bir gün yakın çalışma arkadaşlarıyla Beyoğlu'nda yeni açılan > >Turkuvaz isimli bir lokantaya gitti. > > > >Lokantanın sahibesi, Atatürk'ü karşısında görünce hemen özel bir masa > >hazırlamaya girişti. Ama Atatürk onu engelledi, bulduğu boş bir masaya > >ilişti. Modern görünümlü insanlar keyif içinde yemek yiyor, mekânın şıklığı > >dikkat çekiyordu. > > > >Burada gördükleri çok etkilemişti Atatürk'ü... Böyle bir lokantanın > >yaşaması > >gerektiğini düşünerek kadına, "Sizin için ne yapabilirim?" diye sordu. > > > >Kadın da böyle bir lokali geliştirmek için çok para gerektiğini ama hiç > >parası kalmadığını anlattı. > > > >Bunun üzerine, yaverinden çek karnesini istedi Mustafa Kemal ve o günler > >için hatırı sayılır miktarda bir para yazdı. Çeki kadına uzatacaktı ki tam > >bu sırada uzanan bir el, onun elini tuttu. > > > >Bu elin sahibi, genç bir doktor olan Reşid Galip'ti. Reşid Galib Atatürk'ün > >kulağına eğildi fısıldadı: > > > >- Bu parayı vermemelisiniz efendim! > > > >Şaşkınlıkla "Neden?" diye sordu Atatürk... > > > >- Çünkü bu para amaca uygun harcanmış olmaz! > > > > > > > >"Allah, Allah..." diye söylendi Türkiye Cumhuriyeti' nin kurucusu ve > >çıkıştı: > > > > > > > > > >- Benim param değil mi, nereye istersem oraya harcarım! > > > >Genç doktor kibarca direndi: > > > >- Hayır efendim, sizin paranız değil. Milletin parası... Size, sadece > >emanet > >o para! > > > >Atatürk genç doktorun gözlerinin içine bakarak önce çeki yırttı, sonra da > >oturduğu yerden kalkarak mekândan ayrıldı, Ankara'ya döndü. > > > >Birkaç gün sonra İstanbul’da kalan Reşid Galib'e bir telefon geldi. > >Karşıdaki ses, "Maarif Vekilliği'ne atandığını" (Milli Eğitim Bakanı) > >müjdeliyordu. > > > >*** > >Bu anıyı Bütün Dünya Dergisi'nin son sayısında okudum. İlk olarak 1947'nin > >Kasım ayında Millet Dergisi'nde yayınlanmış. > > > >Daha önce hiç duymadığım bu öykü, Atatürk'ün ne kadar önemli bir devlet > >adamı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Genç doktorun kendisine verdiği > >dersi unutamamış, kızmak bir yana; onu Türk gençliğinin eğitiminden sorumlu > >bir makama atamış. > > > >*** > >Büyük önderi, hayata veda edişinin 69'uncu yıldönümünde saygıyla ve > >sevgiyle > >anıyoruz... > > > >Ama o gün onun elini tutan genç doktoru da aynı sevgi ve saygıyla anmak > >istiyorum... > > > >Keşke bugün de "devlet Adamları”nın yanında birer Reşid Galib olsa... Ve > >onlar da trilyonlarca parayı; gözlerini kırpmadan restorasyona, arabalara, > >şatafata harcayabilen bu insanların ellerini tutup, engel olabilse... > > > >Oysa ne bugünkü devlet adamları Atatürk kadar olgun, ne de bugünün > >aydınları > >Reşid Galib kadar cesur...
|