Hastalık Rehberi.. page 4

Ekim 11, 2008, 01:23:17 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.


Check Google Page Rank

 
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt Etiket




Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Hastalık Rehberi..
Cevaplar 47
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 28 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 3492
Önceki Önceki Konu

Sayfa: Önceki 1 2 3 [4]   Aşağı git
  Yazdır  
Şubat 03, 2008, 08:41:07 ÖS
ersun


witcher



*


Üye No : 3320

Yaş : 21

Cinsiyet : Bay

Nerden : yer mi?bence yemez ıyyy ilahi ben :)

Konu  :
95

Mesaj : 516

Prestij : 82
BiRaZ SoNrA SoNrA OlAcAkTıR
Offline
« Yanıtla #45 : Şubat 03, 2008, 08:41:07 ÖS »

EL YIKAMAK VE ÇOCUK BAKIMI
Çocuklarınızla beraber 15 saniyede gerçekleştirebileceğiniz, özel donanım ve eğitim gerektirmeyen tıbbi bir girişim olduğunu biliyor muydunuz? El yıkamaktan bahsediyoruz. Sadece sabun, su ve biraz da sabır yeterli. El yıkamanın önemini gösteren verilere rağmen uygulamanın çok farklı olduğu görülmektedir. Bunu rasgele yapacağınız bir gözlemle, genel tuvaletlerden çıkan insanlardan ne kadarının ellerini yıkamadığını inceleyerek anlayabilirsiniz.
Çocuklarınızın evde el yıkamayı öğrenirken ne kadar sabırlı olmanız gerektiğini hatırlayın. Ya bebek bakımında? ABD'deki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin (CDC) uygun el yıkama için önerileri aşağıda belirtilmiştir :
• Sabun ve akar su kullanın.
• Ellerinizi yıkarken ovuşturun.
• Tüm yüzeyleri yıkayın (el sırtları, bilekler, parmak araları ve tırnak araları)
• Tek kullanımlık havlularla ellerinizi kurulayın
• Suyu kağıt havlu kullanarak kapatın.
• El yıkarken 10 ila 15 saniye harcayın, sabun köpükleri oluşana kadar ellerinizi ovuşturun. Sabun kalıplarında bakteriler çoğalabildiği için şişelerdeki sıvı sabunların tercih edilmesi önerilmiştir.
• Çocuklarınızın alışkanlık kazanmasına yardımcı olun.
• Örnek göstererek öğretin. Onlarla birlikte el yıkayın. Lavaboya yakın ve çocukların görebileceği yerlere uyarılar asın. İşi eğlenceli hale getirin.
• Lavabonun yakınına ellerini yıkadıkları her seferi kaydetmelerini sağlayacak bir çizelge asılabilir.
• Çocukların günlük el yıkama sayıları için hedefler belirleyin
• Gerçekleşen hedefleri ödüllendirin.
• Ellerin kurumasına karşı nemlendirici kullanın.
• Çocuk bakıcılarını izleyin.
• Çocuğunuzun sağlığı için hijyen kurallarına uyan ve sık el yıkayan kişileri seçin.
Uzmanlar çocuk yuvalarında alınabilecek en iyi önlemin çocukların ulaşabileceği yükseklikteki lavabolar olduğunu belirtiyorlar. Gerektiğinde bir tabure veya basamakla çocuğun lavaboya erişebilmesi sağlanmalıdır. Çocukların altlarının değiştirildiği ve yemek yedikleri alanların ayrı olması da bir diğer önemli noktadır.
Oyuncaklar da hijyenin önemli bir parçasıdır. Plastik oyuncaklar her gün, doldurulmuş oyuncaklar ise haftada bir yıkanmalıdır.
Logged

Konuksever Moderatör
Tavsiye Elemanı
*
Mesajlar: 25245


View Profile
Re: Hastalık Rehberi..
« Posted on: Ekim 11, 2008, 01:23:17 ÖS »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi.Sitemizin diğer bölümlerinde bulunan program, msn, sohbet, resim, video vs. arşivi için üye olmanızı öneririm.Binlerce üye ile sohbetde cabası..

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hastalık Rehberi.. oyunları, Hastalık Rehberi.. programı, Hastalık Rehberi.. oyunu indir, Hastalık Rehberi.. program yükle, Hastalık Rehberi.. download, Hastalık Rehberi.. hikayeleri, Hastalık Rehberi.. resimleri, Hastalık Rehberi.. haber, Hastalık Rehberi.. yükle, Hastalık Rehberi.. videosu, Hastalık Rehberi.. msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
Şubat 03, 2008, 08:41:24 ÖS
ersun


witcher



*


Üye No : 3320

Yaş : 21

Cinsiyet : Bay

Nerden : yer mi?bence yemez ıyyy ilahi ben :)

Konu  :
95

Mesaj : 516

Prestij : 82
BiRaZ SoNrA SoNrA OlAcAkTıR
Offline
« Yanıtla #46 : Şubat 03, 2008, 08:41:24 ÖS »

Emzirmenin Püf Noktaları
DSÖ(Dünya Sağlık Örgütü) ve UNICEF bebeklerin yaşamının ilk 4 ayında, mümkünse 6 ayında , su dahi almaksızın anne sütü ile beslenmesini önermektedir.Bebeğin tüm biyolojik gereksinimleri için en iyi ve eksiksiz besin ANNE SÜTÜDÜR.Bebeğin sağlıklı gelişmesini, büyümesini ve hastalıklardan korunmasını sağlar.
Emzirme bebeğinizle sizin aranızda sağladığı yakın temas nedeniyle özel bir bağ oluşmasına neden olur.
Bebeğiniz doğduktan sonra ılk yarım saat içinde sütünüzün gelmesini beklemeden ve kesinlikle şekerli su vermeden mutlaka emzirmelisiniz.İlk 48 saat içinde sık emzirmek sütün yeterliliği açısından önem taşır.Çünkü sık emmeye bağlı olarak süt salgısında artış olacaktır.Bu nedenle sütünüz henüz gelmemiş bile olsa sık emzirmeye devam ediniz.
Kolostrum adı verilen ilk süt protein bakımından oldukça zengindir ve içinde bebeği bulaşıcı hastalıklardan koruyacak bol miktarda antikor taşımaktadır.Kıvamı koyu ve sarımsı bir rengi olan kolostrum sonraki birkaç gün içinde normal anne sütüne dönüşecektir.
Kolostrum sıvısı hamileliğinizin yedinci ayından sonra sağılabilir.Bu aylarda duş altında memenin ayla kısmına (meme başı etrafında bulunan koyu renkli kısım)baş ve işaret parmaklarıyla yapılacak kısa masajlar süt kanallarının açılmasına yardımcı olabilir.
Bebeğinizi emzirmeden önce ellerinizi yıkayın.Yeni kaynatılmlş ılık suya batırdığınız pamukla meme başlarınızı silin.Bebeğinizi mümkün olduğu kadar dik bir pozisyonda kucağınıza alın.Meme başınızı bebeğin yanağına değdirerek onun içgüdüsel olarak memenize yönelmesini sağlayın.Bebeğinizin meme başını çevresindeki koyu renkli kısımla (ayla) birlikte ağzına almasını sağlayın.Böylece bebek bu kısma dudaklarıyla bastırdıkça meme başından süt gelir.Sadece meme ucunu emerse yeterli süt alamıyacaktır.
Gaz sancılarını engellemek için hava yutmasını en aza indirmek gerekir.Bunun için emzirirken bebeğinizi mümkün olduğu kadar yere dik tutmaya çalışın.Gazını çıkarmak için başını omzunuza dayayıp yine dik bir pozisyonda sırtına hafif hafif vurmanız yeterli olacaktır.Bebeğiniz yuttuğu hava ile birlikte bir kısım sütü geri çıkartabilir.Bu nedenle omuzunuza önceden temiz bir peçete yada mendil koymalısınız.Bu işlem 15-20 dakika sürmelidir.
Anne sütü ile beslenen sağlıklı bir bebeğe ilk üç ayda ayrıca su vermeye gerek yoktur.Ancak kemik ve diş gelişimi için beslenmeye D vitamini eklenmelidir.
Bebeğinizi yan yatırmaya özen gösterin.Bu bebeğinizin çıkaracağı süt veya tükürük salgısının nefes borusuna kaçmasını engelleyecektir.
Bebeğinizi her ağlayışında ve istediğinde emzirmelisiniz.Bu bebeğinizin hem beslenmesini hem de psikolojik olarak doyuma ulaşmasını sağlayacaktır.
Süt üretiminin uyarılabilmesi için özellikle başlangıçta bebeğinizin her öğünde heriki memedende emmesi gerekir.Bir sonraki emzirme öğününde son emzirmede bıraktığınız meme ile başlayın.İlk günlerde emzirme süresi her göğüs için 3-5 dakika olabilir.Bebeğin emme gücünün artmasıyla birlikte bu süre 10-15 dakikaya uzayacaktır.15 dakika bir göğüs, 15 dakika diğer göğüs şeklinde 30 dakikalık bir emzirme yeterli beslenmeyi sağlar.
Bebeğiniz emzirme sırasında genellikle uyuya kalır.Göğüs değiştirme sırasında hafif uyarılarla uyandırılarak diğer göğüsü de emmesi sağlanabilir.
Göğüs temizliği ve bakımı için kaynatılmış ılık suyla ıslatılmış pamukla silmek yeterli olacaktır.Emzirmeden sonra meme başlarınızı dikkatle kurulayın ve sütyeninizin içine temiz bir bez yada göğüs pedi koyarak kuru kalmalarını sağlayın.Sızan sütle nemlenir nemlenmez bezi değiştirin.Emzirmenin sonunda göğüs ucu sıkılarak çıkan sütün meme başı veya etrafına sürülerek bırakılması göğsün yumuşak kalmasına yardımcı olur.
Hamilelik döneminde olduğu gibi emzirme döneminde de doktorunuza danışmadan ilaç kullanmamaya özen gösterin.
Logged

Şubat 03, 2008, 08:41:53 ÖS
ersun


witcher



*


Üye No : 3320

Yaş : 21

Cinsiyet : Bay

Nerden : yer mi?bence yemez ıyyy ilahi ben :)

Konu  :
95

Mesaj : 516

Prestij : 82
BiRaZ SoNrA SoNrA OlAcAkTıR
Offline
« Yanıtla #47 : Şubat 03, 2008, 08:41:53 ÖS »

hepatit b
hepatit B hastalığı aynı adı taşıyan virüsün karaciğere yerleşip orada çoğalarak karaciğeri tahrip etmesi ile ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır. Hepatit B ayrıca aşı ile korunulabilir hepatitler içerisinde tek kronikleşen hepatit tipidir.
Hepatit B Türkiye'de ve Dünya'da önemli bir sağlık sorunudur. Bugün Dünya'da yaklaşık iki milyar kişinin Hepatit B hastalığına yakalandığını biliyoruz. Hastaların yanısıra 350 milyon kişi bu virüsü kronik olarak taşımaktadır. Ülkemizde de durum farklı değildir. Türkiye'de bugün her 3 kişiden yaklaşık 1'i Hepatit B virüsü ile temas etmiştir.
Yine her 10 kişiden 1'i Hepatit B virüsünü taşımakta ve bulaştırmaktadır. Hastaların %75-80'inde hiçbir belirti görülmez.
Kuluçka süresi olan 2-6 ayın sonunda gözlenebilen hastalık belirtileri; aşırı halsizlik ve yorgunluk hissi, iştah kaybı, bulantı, kusma, deride ve göz aklarında sararma, idrar renginde koyulaşma, karın ağrısı ve karaciğer bölgesinde hassasiyet.(sağ kaburga altında) olarak ortaya çıkabilir.
Karaciğer işlevleri bakımından oldukça geniş bir alana etki ederken, hastalanması ve nonfonksiyone olması sonucu yapılabilecekler sınırlıdır.Karaciğeresinleri, enerjiye, hormonlara v.s. dönüştürür,besinlerin sindirilip, emilmesini sağlayan safrayı sen¤¤¤ler
Beyin, kalp gibi organları besler. Zehirli maddeleri yok eder, alkolü nötralize eder
Anne karnındaki doğacak bebeğin kan hücrelerini üretir,yağ, şeker, enerji, mineral depomuzdur
Kısaca, vücudumuzda çok önemli görevler üstlenmiş olan yorulmayan kimyasal güç kaynağımızdır.
Toksinler, kimyasal maddeler, bazı ilaçlar, alkol, ve Hepatit B Virüsü başta olmak üzere birtakım mikroorganizmalar, karaciğere olumsuz etki yaparlar.
Bulaşma; AIDS'te olduğu gibi kan yoluyla ve çok sıklıkla da yakın temas ile olur. Ancak Hepatit B virüsü AIDS'ten 50 - 100 kat daha bulaşıcıdır. Hepatit B virüsünün bulaşmasında ev içi bulaşmada önemlidir. Derideki bir çatlak ya da açık yara ile temas eden bir damla kan ya da tükrük bile hastalığın bulaşması için yeterli olabilmektedir.Anneden bebeğe bulaşmalarda bebeklerde kronikleşme şansı %90 gibi çok yüksek bir değerdir. Hepatit B'nin bir diğer bulaşma yolu cinsel ilişki ile olmaktadır. Kan ve kan ürünlerinin kullanımı, kirli enjektörler, cerrahi müdahale, kuaför ve berberlerdeki iyi sterilize edilmemiş manikür-pedikür setleri, traş bıçakları, makaslar ve diş fırçaları Hepatit B virüsünün bulaşmasına aracılık edebilmektedir. Steril olmayan aletlerle yapılan sünnet ve kulak delme gibi işlemler de Hepatit B'nin bulaşması için önemli bir risk oluşturmaktadır.
Bu virüs ile temas eden her 10 bebekten 9'u ve her 10 erişkinden 1'i belirli bir süre sonunda (yaklaşık 6 ay) mikrobu vücudundan atmayı başaramaz. Bu durumda kişi virüsü yaşam boyu vücudunda "taşıyacak" ve etrafa yayacaktır. Ancak taşıyıcılarda hastalık durumu farklılık gösterir. Bazı kişilerin karaciğerlerinde önemli değişiklikler meydana gelmezken, bazılarının karaciğer hücrelerinde ağır hasarın ortaya çıktığı tablolar oluşabilir. Bu gruptaki bireylerde, yıllar sonra siroz ve karaciğer kanseri görülebilir.
Hepatit B'de risk birçok bulaşıcı hastalıktan çok farklıdır, çünkü kronik hepatitlilerin %25'i primer karaciğer kanseri ve siroz nedeniyle ölmektedir, çünkü Hepatit B tüm dünyadaki primer karaciğer kanserlerinin %60-80'inden sorumludur. Ve primer karaciğer kanserleri kanser ölümleri içinde ilk üç sırada yer almaktadır. Hepatit B virüsü sigaradan sonra bilinen en yaygın kanser nedenidir.
Toplumda yüksek oranda görülmekle birlikte bazı gruplarda risk daha da artmaktadır.Hepatit B'li anneden doğan bebekler, ev içinde Hepatit B hastası yada taşıyıcısı olanlar,birden fazla kişi ile cinsel ilişkisi olanlar,kan ve kan ürünleri kullananlar, damar içi ilaç bağımlıları,hemodiyaliz uygulanan kişiler, sağlık personeli,toplu halde bulunulan yerlerde ( okullar, kreşler, kışlalar, yurtlar, huzurevleri, v.b. ) yaşayanlar,Hepatit B'nin ülkemiz gibi yüksek oranlarda görüldüğü ülkelerde yaşayanlar bu riskli grupta yer almaktadır.
Kesin tedavisi olmayan bu hastalığa karşı en etkili korunma yolu aşılanmadır. Aşı birer ay ara ile 2 doz ve ilk dozdan 6 ay sonra üçüncü doz olarak uygulanır. Risk oluşan durumlarda ise daha hızlı bağışıklamanın sağlanması amacıyla birer ay ara ile üç doz ve ilk dozdan bir yıl sonra dördüncü doz olarak uygulanır..Aşılamanın ülkemizde ve dünyada milyonlarca doz uygulaması ile etkinliği ve güvenirliği birçok klinik araştırma ile kanıtlanmıştır.
Logged

 Konuya bakanlar
  0 Üye ve 28 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: Önceki 1 2 3 [4]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
bir hayat rehberi Forum Mezarlığı brs010 0 0 Son Mesaj Ocak 20, 2008, 04:15:12 ÖÖ
Gönderen: brs010
aşk hastalık mı ? Garip,ilginç ve anlamlı yazılar muratkaya1966 1 169 Son Mesaj Mart 08, 2008, 07:12:06 ÖS
Gönderen: ΛЯZЦ
TAŞINDI: aşk hastalık mı ? Forum Mezarlığı DeliMavi 0 3 Son Mesaj Mart 08, 2008, 05:59:12 ÖS
Gönderen: DeliMavi
çaLışmayan kasLar hasTaLık beLirTisi......... Sağlık Köşesi DiesEL_GS 2 220 Son Mesaj Ağustos 14, 2008, 07:48:54 ÖS
Gönderen: zeyneppp
Bir Hayat Rehberi Garip,ilginç ve anlamlı yazılar ΛЯZЦ 3 99 Son Mesaj Haziran 07, 2008, 01:37:47 ÖÖ
Gönderen: PΛЯΛDIƧΣ
-=| TopLisT |=-
Genel
Zirve100
YASAL UYARI

TURKeyif.com kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. TURKeyif.com kullanıcı ve üyelerinin, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle TURKeyif.com un hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle TURKeyif.com un üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları TURKeyif.com kullanıcılarına rücu edilecektir.

| Anasayfa | Urllist | Sitemap | iMode | Archive | XML | Rss | Wap | Wap2 |



MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!