|
|
 |
« : Kasım 02, 2007, 09:42:51 ÖÖ » |
|
Hakan Evrensel emekli bir subaydir. Güneydogu Anadolu'da terörle Mücadele etmistir. Evrensel daha sonra istifa ederek, GüneydoguÖyküleri-1,2,3 adli üç kitap yayinlamistir.Bu kitapta subay, doktor,hakim, savci, er Güneydogu Anadolu'da emperyalizmin isbirlikçisi PKK'yakarsi mücadele edenlerin mücadele anilari anlatilir. Üç kitap tadefalarca basilmistir. Simdi üç cilt bir arada "Güneydogu Öyküleri" adiile yayinlandi. Ogullarinin yigitligini anlamak isteyen bir milletinokumasi gereken bir kitaptir Evrensel'in kitabi. Bütün kitapçilardabulmak mümkün. Size bu kitaptan bir hakimin anilarini aktarmakistiyorum. Güneydogu'nun küçük bir ilçesinde görev yapan hakim, ilçedisindaki lojmanindan görünen karakolun bir gecesini söyleanlatir:Lojmanimizin balkonundan o karakol görünürdü. Yaklasik biraydir her istihbarat kaynagindan karakolun basilacagi haberi geliyordu.Üstelik baskinin simdiye kadar yapilanlardan çok daha büyük olacagisöyleniyordu. Yakin birliklerden timler getirildi, karakolun etrafina mayinlardösendi, agir silahlarla takviyeler yapildi ve baskin beklenmeyebaslandi. "En son gelen istihbaratta baskinin saati ve baskinakatilacak terörist sayisi bile veriliyordu. 22:10, 500 terörist.Karakol o gün basilmadi."Bir gün sonra, bildirilen saatte cehennembasladi. Balkonumuzdan izledigim dehset dolu manzarada, daire halinegelmis teröristlerin, dairenin ortasina, gecenin karanliginda atesleriparildayan silahlari ateslediklerini görüyordum. Karakolun, havan ve roket mermilerinin patladigi yerde oldugunubiliyorduk. Tam anlamiyla çember içine almislardi. Lojmandan ayrilipdogruca jandarmanin binasina gittik. Karakolun merkezi, telsizle,sürekli timlerden durumlarini bildirmelerini istiyor; dis emniyettebulunan timler de bu çagrilara cevap veriyor, havan ve uçaksavar atesiistedikleri yerleri de tarif ediyorlardi. "Bir süre sonra telsiz konusmalari, timlerden birinin üzerine yogunlasti. Timden bir türlü cevap alinamiyordu. Üst üste, defalarca çagriyapiliyor ancak bir türlü timle irtibata geçilemiyordu. Konusmalaritakip eden askerler timden ümitlerini kesmislerdi. Ama bir yandan daçagrilar devam ediyordu. Bir saat kadar sonra, telsizden bitkin bir sesduyuldu: "Yaralilarim var, yaralilarimi alin." Tüylerimiz diken diken olmustu. Hemen cevap verildi. "Tamam Suat 3, sakin olun, az sonra birlik çikacak. "Ilk yarali haberi, bu saatlerdir aranan timden gelmisti. Tim komutani konusurken arkadansilah sesleri duyuluyordu. Herkes bu sözler üzerine yorum yapiyordu.Telsizin basindaki tim komutanlarindan biri, bu timde sehit oldugundanemindi. Merkezden tekrar çagri yapildi. "Suat 3 , irtibati kesme. Sakinolun!" Cevapta bir degisiklik olmadi :Yaralilarim var. Kankaybediyorlar. Yaralilarimi alin!" "Ve tam bir Buçuk saat, beser dakikaarayla Suat 3 kodlu timle muhabere aynen bu sözlerle sürdü :"Yaralilarimi alin" , "Sakin olun, geliyoruz. "Hepimiz o time kimseninyardima gidemeyecegini çok iyi biliyorduk. Karakola düsen mermi sayisinda azalma olmuyor, aksine, takviye alanteröristler baskinin siddetini gittikçe arttiriyorlardi. Kimsenin,degil karakolun disina çikmak, mevzi degistirebilecek firsati dahiolmadigi apaçikti. "Bir süre sonra, Suat 3'ün telsizinden hirs dolukelimelerini isittik:"Hemen gelip yaralilarimi almazsaniz, karakoladönüp bölügü tarayacagim."Hepimiz sok olmustuk. Hemen tabur komutanidevreye girdi. Hemen hemen Ayni sözcüklerle tim komutanina sakin olmaçagrisi yapti. Ama ise yaramiyordu. Tim komutani "Yaralilarimi alin!" disinda baska birsey demiyordu. Tabur komutaninin da telsizi birakmasiyla, bir saatkadar daha tim komutanindan ses çikmadi. Birer dakika arayla yapilanyogun çagrilara cevap vermedi. Hepimiz tim komutaninin da sehitoldugunu düsünüyorduk. Içim burkuluyor, basim dönüyor, tanik oldugum buanlardan nefret ediyordum.Telsizin basina tim komutaninin okuldan devrearkadasi geldi. Son bir ümitle eline mikrofonu alip, cevap beklemeden,telsizin kodlarini da kullanmadan, konusmaya basladi: "Devrem benHüseyin. Geçmis olsun devrem. Biraz daha dayan olur mu? Bak destektimleri yola çikti. Sana dogru geliyorlar. Devrem aman pes etme olurmu?" "Telsizin mandalini birakip beklemeye basladi. Hepimiz Motorolamarka,duvara monteli telsiz cihazinin hoparlör kismina gözlerimizidikmis bekliyorduk. Ve konustu : "Devrem, bölük komutani nerde?" Hepimiz derin Bir "Oh!" çektik. Telsizden, "Izinde devrem" yanitiverildi. Suat 3 , artik tükenen bir sesle konusmayi sürdürdü: "Ne oluryaralilarimi alin. Bende yaraliyim. "O ana kadar kendisinin de yaralioldugunu söylememisti.Hepimiz donup kalmistik. Telsizin basindaki devre arkadasida bu sözü üzerine mikrofonu firlatti ve odadan çikti. Ben kapininhemen esiginde ayakta duruyor,duyduklarim ve gördüklerimle bir tarihetaniklik ettigimi düsünüyordum. "Ben de yaraliyim" dan sonra yine seskesildi. Sabaha kadar hiç konusmadi Yüzlerce kez yapilan çagrilaracevap vermedi. Artik onun sehit olduguna ben de inanmistim. "Gün agarirken hepimizyorgun düsmüs, telsizden yapilan "Suat 3, Konusan Suat, Cevap ver!"çagrisindan bikmis halde bir kösede yigilmisken, birden telsizinmandalina basildigini fark ettik. Telsizden silah sesleri geliyordu. Veon on bes saniye sonra hayatim boyunca unutamayacagim bir IstiklalMarsi dinlemeye basladim. Mandala sürekli basildigi için bütüntelsizlerin konusma imkani durmustu. "Çatismanin altinda yarali bir timkomutaninin, makamiyla söyledigi Istiklal Marsi'ni dinliyordum.Gözlerim dolmustu. O ana kadar duydugum en güzel Istiklal Marsi'ydi. Birinci dörtlügü bitirdi. Ikinci dörtlükte sesi çatallasti. Kelimeleruzadi. Ama marsi söylemeyi birakmadi. Bozuk bir ses tonuyla, kendinizorlayarak okumaya devam etti. Marsi bitirdiginde, ben de bitmistim.Hemen orayi terk ettim."Bir daha onun sesini hiç duymadim. Toplam 22sehidin verildigi o baskin gecesinde, vücuduna saplanmis 7 mermininacisiyla söyledigi Istiklal Marsi'ni ruhuma isleten tim komutanininölmedigine ise hala inanamiyorum."Hakimin anilari burada sona eriyor.Iste benim Türk subayindan anladigim budur. Vücudunda yedi mermi olduguhalde makami ile istiklal Marsi söyleyen adamdir.Okuyun Arkadaslar vebu VATAN için kanlarini akitan Kahramanlarimizla övünün, gururlanin...
|