Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 2 ( Peygamberliği ve Mekke Dönemi )



Ağustos 28, 2008, 11:51:10 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

CamelPark SEO tools - Google PageRank
 
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt G.Tag Etiket




Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 2 ( Peygamberliği ve Mekke Dönemi )
Cevaplar 1
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 1719
Önceki Önceki Konu

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Ocak 11, 2007, 12:17:13 ÖÖ
Hakan KALMIŞ


Hakan KALMIŞ



*


Üye No : 719

Yaş : 33

Cinsiyet : Bay

Nerden : Sakarya

Konu  :
299

Mesaj : 2437

Prestij : 424
www.hakankalmis.com
WWW
Offline
« : Ocak 11, 2007, 12:17:13 ÖÖ »

PEYGAMBERLİĞİ ve MEKKE DÖNEMİ

Böylece kendisine verilecek ilâhî risâlet görevini üstlenebilecek bir seviye ve vasata geldigi bir sirada, kirk yasinda iken yine böyle bir uzlet aninda Hira magarasinda, Cenâb-i Hakk'in peygamberlere vahiy getirmekle görevli melegi Cebrâil (a.s), O'na ilk vahyi, Alak Sûresi'nin ilk bes âyetini getirdi. Artik Allah'in Rasûlü, insanlari hak din olan Islâm'a çagirmakla görevli idi. O, bu görevine ailesi halkindan ve hak davaya gönül verebilecek yakin arkadaslarindan, gerçegi kabul edebilecek kabiliyetde olan, fitrati bozulmamis, düsünme istidadi körelmemis kisilerden basladi. Ilk önce O'nu sevgili esi Hz. Hatice tasdik etti. Erkeklerden Hz. Ebûbekir, çocuklardan Hz. Afi, âzadli kölelerden Zeyd b. Hârise kendisine ilk iman eden kimselerdi. Ardindan Hz. Ebûbekir'in de araciligiyla Hz. Osman, Abdurraliman b. Avf, Zübeyr b. el-Avvâm, Talha b. Ubeydullah, Sa'd b. Ebî Vakkâs, Ebû Ubeyde b. el-Cerrah, Sa'id b. Zeyd, Abdullah b. Mes'ûd gibi sahsiyetler müslüman oldular. Hz. Peygamber ilk üç yil davetini gizli sürdürdü. Yalniz bu gizlilik, Islâm'in esaslari ve prensipleri açisindan degildi. Islâm, sir perdeleri arkasinda, gizli sakli, esrarengiz ve gizemli, anlasilmaz bir takim düsünceler ve doktrinler ihtiva eden bir din degildi. Onun esaslari gayet açik, net, anlasilir, sâde, ari duru olup akil ve mantiga da uygun idi. Ayni sekilde bu gizlilik, Islâm'in sadece belli bir zümreye has bir grup dini olusundan da degildi. Aksine Islâmiyet cihansümûl bir din olup bütün bir beseriyetin hidayet ve saâdetini hedeflemisti. Ancak Hz. Peygamber'in ilk üç yil davetini gizli sürdürmesi, çevredeki insanlarin Islâm'a karsi takindiklari düsmanca tavirdan, inanç ve ibadet hürriyeti tanimayacak kadar insafsiz ve bagnaz oluslarindan kaynaklaniyordu. Müslüman olanlarin mallarina ve canlarina bir zarar gelmemesi, filizlenmekte olan Islâm davâsina acimasiz bir balta vurulmamasi açisindan gizli davete gerek duyulmustu. Bu safhada Hz. Peygamber faâliyetini genellikle davet merkezi edindigi Dâru'l-Erkam'dan yürütmüstür. Burasi ilk iman edenlerden el-Erkam b. Ebi'l-Erkam'in* Kâbe karsisinda Safâ tepesi yamaçlarindaki evi idi. Ilk müslümanlardan bir çogu Islâm'i burada kabul etmisler, Hz. Peygamber'in egitimine burada mazhar olarak Islâm'in essiz esaslarini ruhlarina ve hayatlarina burada naksetmislerdi. Hz. Peygamber burada Islâm davâsina gönül baglayarak mallarini ve canlarini bu hak davâ ugrunda fedâdan çekinmeyen sâdik, vefâli ve ihlâsli bir kadroyu olusturmakla mesgûldü. O, biliyordu ki böyle bir kadro olmaksizin Islâm davâsinin ortaya çikip yayilmasi mümkün degildir. Bu bakimdan Hz. Peygamber'in bu devredeki icraati ashabini birbirine kenetlendirmis ve aralarinda mükemmel bir baglilik olusturmustu.

Iste Hz. Peygamber Islâm davâsi etrafinda böyle bir kadro olusturduktan sonra peygamberligin dördüncü yilindan itibâren Islâm'i açik açik teblig etmeye basladi. Kureys müsriklerinin Islâm'i engellemek için basvurduklari çok çesitli çareler, Hz. Peygamber'e ve Islâma samimiyetle bagli kadro elemanlarina engel olamiyordu. Bu arada Mekke müsrikleri özellikle korunmasiz müslümanlara insaf ve vicdana sigmayan eziyet ve iskencelerde bulundular. Bu iskenceler karsisinda Hz. Peygamber, isteyen müslümanlarin Habesistan'a gidebileceklerini belirtip hicret izni verince, nübüvvetin bes ve altinci yillarinda müslümanlardan birer grup I. ve II. Habes hicretlerini gerçeklestirdiler. Mekkeli müslümanlarin böylece Mekke hâricine Islâm'i tasimalari, müsriklerin hinç ve kinini artirmisti. Ama Cenâb-i Hakk'in yardim ve inâyeti sebebiyledir ki Islâm'a gösterilen bu düsmanliklar bile hak dinin yayilmasina yardimci oluyordu. Meselâ azili müsriklerden Ebû Cehil'in bizzat Hz. Peygamber'e yaptigi sözlü ve fiili bir satasma, Kureys arasinda sahsiyeti ve kuvvetiyle büyük bir itibâra sahip olan Hz. Hamza'nin müslüman olmasini sagladi. Ardindan Mekke idare meclisi Dâru'n-Nedve'de alinan Hz. Peygamber'i öldürme kararini uygulamak için harekete geçen güçlü sahsiyet Ömer b. el-Hattâb, Hz. Peygamber'i öldürmek üzere O'nu ararken aslinda ayaklari onu hidâyete sevkediyor ve Ömer'in gücü Islâm saflarina yeni bir heyecan ve sevk katiyordu. Arka arkaya Hz. Hamza'nin ve Hz. Ömer'in müslüman olmalari, Kureys müsriklerinin gözünü bir süre yildirmis, artik müstümanlara dokunamaz olmuslardi. Iste bunu izleyen günlerde Habes muhâcirlerinden bir kismi Mekke'ye geri döndü. Ancak bu sirada müsrikler yeniden siddete baslayip, cehâlet ve bagnazlikla baglandiklari ata dinlerini, zulme dayali oldugu için Islâm'in ortadan kaldiracagi sahsî çikar ve menfaatlerini, bâtil tahakküm ve zorbaliklarini kurtarabilmek için akil almaz çarelere basvurmuslardi. Bu türden olmak üzere hem müslümanlar, hem de müslümanlari koruyan Hâsimogullari, peygamberligin yedinci senesi ile onuncu senesi arasinda tam üç yil devam eden bir boykot ve muhâsaraya marûz kaldilar. Mekkeliler ne müslümanlarla, ne de onlari koruyan Hâsimogullari ile hiç bir münâsebette bulunmayacaklarina, her türlü iliskiyi keseceklerine, onlarla hiç bir sekilde alis-veriste bulunmayacaklarina, oturup kalkmayacaklarina, kiz alip vermeyeceklerine dair bir karar almis, bu karan yazdiklan sahifeyi Kâbe'nin iç duvarina asarak dinî bir hüviyet de vermislerdi. Bu karara muhâlefet eden, hem vatana, hem de dine ihânet etmis sayilacak ve en agir sekilde cezalandirilacakti. Mekkeliler tarafindan üç yil süreyle ve titizlikle uygulanan bu karar, elbette müslümanlara sikintili, güç günler yasatmistir. Peygamberligin onuncu yilinda bu karar iptal edilip boykot ve muhâsara kaldirildigi vakit müslümanlar pek ziyade sevinme imkâni bulamadilar. Çünkü çok geçmeden Hz. Peygamber iki büyük yakinini, amcasi Ebû Tâlib'i ve esi Hz. Hatice'yi üç gün arayla ardi ardina kaybetti. Rasulullâh'in üiüntüsüne müslümanlar da katildilar ve bu seneye Hüzün yili* adini verdiler. Özellikle Ebû Talib'in vefati, Hz. Peygamber'in Mekke'de Islâm'i teblig etmesini bir hayli güçlestirdi. Çünkü Ebû Tâlib'in sagliginda Mekkeliler Ona hürmet duyduklari için himayesine aldigi yegenine dokunmuyorlardi. Simdi bu himaye ortadan kalktigi için Hz. Peygamber her yerde satasma ve engellemelerle karsilasiyordu. Böyle bir ortamda Islâm'i teblig etmek âdeta imkânsiz hâle geldiginden Hz. Peygamber, Islâm'i kabullenecek yeni bir kitle aramaya basladi. Bu sebeple de azadli kölesi Zeyd b. Hârise ile birlikte bir gün gizlice Tâif'e gitti. Ancak dolayli akrabalarindan olan reislerinden gördügü alayli ve acimasiz muâmele Hz. Muhammed'in derhal Mekke'ye geri dönmesini gerekli kildi. Hz. Peygamber sehirden gizlice çikmisti. Sayet bu durum Mekkelilerce ögrenilmisse onun gidisi ülke disina kaçma olarak degerlendirilebilir ve kendisi siyâsi suçlu sayilabilirdi. Bu düsüncelerle Hz. Peygamber sehre ancak bir emân ve himâye altinda girmek gerektigine kanâat getirerek müsriklerin ileri gelenlerinden Mut'im b. Adî'nin himâyesini sagladi ve onun korumasi altinda sehre girdi.

Yillar boyu Mekkelilerin Islâm'a karsi gösterdigi kin; düsmanlik ve engellemeler, üç yil süreyle devam eden ve insafsizca uygulanan toplumdan dislanma ve muhâsara olayi, ardindan Ebû Tâlib'in ve Hz. Hatice'nin vefatlari dolayisiyla Hz. Peygamber'in himayesiz kalmasi ve Mekkelilerin satasmalarina mâruz kalmasi, bunu tâkiben de Tâif halkinin horlayici tavn, her ne kadar Allah Rasûlünün ümit ve azmini kiramamis, davet sevk ve istiyakini azaltamamis ise de, süphesiz bir beser olarak O'nu üzmüs ve rencide etmisti. Iste böyle bir durumda Hz. Peygamber'i sevindirecek ve Kur'an'dan sonra en büyük mûcizelerinden biri olan bir mucize meydana geldi. Cenâb-i Hak, Rasûlünü teselli etmek, bunca gördügü düsmanliklara ragmen gösterdigi sabir ve sebat dolayisiyla O'nu taltif edip lütuf ve ikramda bulunmak üzere katina çagirdi ve Hz. Peygamber'in Isrâ ve Mirâc mûcizesi gerçeklesti. Bir gece vakti Hz. Peygamber, bir an ifade edilebilecek çok kisa bir zaman dilimi içinde önce Mekke'den Kudüs'e gitti. Oradan da göklere yükselerek Rabbinin huzuruna çikti; dünya ötesi âlemi, Cennet ve Cehennem'i müsahede etti. Böylece rûhen takviye görmüs, Rabbi tarafindan mükâfaatlandirilmis olarak tekrar ayni anda Mekke'ye döndü.

Bu olaydan sonra Hz. Peygamber (s.a.s) Islâmî tebligine yine devam ediyordu. Fakat Islâm'in kitlesi olacak zümreyi arayisi genellikle Mekke'ye dis kabilelerden hac, umre veya ticaret gibi maksatlarla gelen yabancilar arasinda oluyordu. Önceleri bu tesebbüsü bazen olayli, bazen sert, nâzik, veya mütereddit, ama hep menfi bir tavirla karsilaniyordu. Ancak nübüvvetin onbirinci senesinde Medine'nin Hazrec kabilesinden alti kisi Akabe adi verilen yerde Hz. Peygamber'le karsilasip kisa bir görüsmeden sonra O'na iman ettiler. Bu alti Medineli, sehirlerine dönüste Hazrec ve Evs kabileleri arasinda Islâm'i yaydilar. Ertesi senenin hac mevsiminde ikisi Evsli, onu Hazrecli oniki kisilik bir heyet yine Akabe'de Hz. Peygamber'le bulusup O'na bey'at ettiler. I. Akabe bey'ati olarak tarihlere geçen bu görüsmenin akabinde Hz. Peygamber, Islâm kadrosunun ilk elemanlarindan Mus'ab b. Umeyr'i davetçi olarak Medine'ye gönderiyordu. Mus'ab'in Medine'de bir yil süreyle yaptigi faâliyet öylesine verimli olmustu ki Islâm'in bahsedilmedigi ve girmedigi bir ev hemen hemen kalmamisti ve Medineliler, Allah Rasûlünü sehirlerine buyur edip O'nu koruma konusunda her tehlikeyi göze alacak bir kivâma erismislerdi. Peygamberligin onüçüncü yilinda Medine'den gelen daha kalabalik bir heyet Akabe'de Hz. Peygamber'le bir gece vakti gizlice bulusup II. Akabe Bey'ati'ni gerçeklestiriyor ve sehirlerine göç ettigi takdirde Hz. Peygaber'i ve Mekkeli müslümanlari mallari ve canlarini koruduklari gibi koruyacaklarina and içiyorlardi. Iste bu and ve karsilikli söz vermelere Islâm tarihinde "Akabe bey'atlari * " adi verilmistir.
« Son Düzenleme: Mart 04, 2007, 02:32:52 ÖS Gönderen: delimavi » Logged

Geziyorsak vardır bir  sebebi , çekiyorsak vardır bir illeti. Işığınız daimi olsun....

Konuksever Moderatör
Tavsiye Elemanı
*
Mesajlar: 22719


View Profile
Re: Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 2 ( Peygamberliği ve Mekke Dönemi )
« Posted on: Ağustos 28, 2008, 11:51:10 ÖS »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi.Sitemizin diğer bölümlerinde bulunan program, msn, sohbet, resim, video vs. arşivi için üye olmanızı öneririm.Binlerce üye ile sohbetde cabası..

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 2 ( Peygamberliği ve Mekke Dönemi ) oyunları, Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 2 ( Peygamberliği ve Mekke Dönemi ) programı, Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 2 ( Peygamberliği ve Mekke Dönemi ) oyunu indir, Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 2 ( Peygamberliği ve Mekke Dönemi ) program yükle, Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 2 ( Peygamberliği ve Mekke Dönemi ) download, Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 2 ( Peygamberliği ve Mekke Dönemi ) hikayeleri, Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 2 ( Peygamberliği ve Mekke Dönemi ) resimleri, Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 2 ( Peygamberliği ve Mekke Dönemi ) haber, Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 2 ( Peygamberliği ve Mekke Dönemi ) yükle, Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 2 ( Peygamberliği ve Mekke Dönemi ) videosu, Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 2 ( Peygamberliği ve Mekke Dönemi ) msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
Ocak 11, 2007, 12:19:26 ÖÖ
genc_lider




*


Üye No : 996

Yaş : 19

Cinsiyet : Bay

Nerden : kayıp kent

Konu  :
230

Mesaj : 1149

Prestij : 76
ayrılıgı sevemedim ama gelme istemem
Offline
« Yanıtla #1 : Ocak 11, 2007, 12:19:26 ÖÖ »

grgphoto destek benden asl?nda bu konuya herkes bir ?eyler eklesin az yada çok
 Hz. Muhammed`in Hayat?

PEYGAMBERIMIZIN DOGUMU

Peygamberimiz Fil vakas?ndan 50 gün sonra ,Rebiullevvel ayinin on ikinci Pazartesi günü,tan yeri a?ar?rken, Mekke`de do?du.

PEYGAMBERIMIZ DO?DU?UNDA BAZI HADISELER VUKU A GELDI

Peygamberimiz do?du?unda baz? hadiseler vuku a geldi,bunlardan baz?lar?n? söyle s?ralayabiliriz:Peygamberimiz ,Anadan Sünnetli ve göbe?i kesik olarak do?du. Peygamberimiz do?arken, çocuklar?n yere dü?tükleri gibi dü?meyip ellerini ,yere dayam?? ba??n? semaya kald?rm?? olarak do?du.Peygamberimiz do?du?u zaman ,bir y?ld?z do?mu? ve bilginler, bu y?ld?z?n do?du?u gece,Ahmed do?mu?tur Dediler.Bir çok Yahudi Alimi Tevrat tan inceleme ile peygamberimizin bu gecede do?du?unu yak?nlar?na bildirmi?lerdir.

Peygamberimiz do?du?u gece Kisranin saray?ndan on dört ?erefe y?k?ld? ?ranl?lar?n,bin y?ldan beri hiç sönmeden yanan Atesgedeleri sönüverdi.Save Gölünün suyu çekildi.Sema ve Vadisini su bast?.Iran Sahi, Araplar?n, ülkesini istila edece?ini rüyas?nda gördü,ve tela?a dü?tü.

PEYGAMBERIMIZIN BABASI HZ.ABDULLAH

Peygamberimizin babas? Hz. Abdullah Kurey?’in ileri gelen delikanl?lar?ndan idi. Güzel yüzlü,iki gözü aras?nda peygamberlik nurunu ta??yordu.Mekkenin bütün genç k?zlar? onunla evlenmek için can atarlard?.Babas?na o kadar itaatliydi ki babas?n?n izinden hiç ç?kmazd?.Hatta birinde babas? Abdulmuttalip Allaha dua etmi? ve ``Allah?m e?er bana on erkek evlad? verirsen onlardan birini senin için kurban edece?im``demi? ,on evlad? olunca da Allaha verdi?i sözü tutmak için o?lu Abdullah? kurban etmek istemi?tir.O?lu Abdullah babas?na itiraz etmemi? ve boyun e?mi?tir Etraftan yap?lan ele?tirilerle o?lunu kurban etmekten vaz geçmi? onun yerine 100 Adet Deve kurban etmi?tir. Hz. Abdullah hz. Amine ile evlendikten K?sa bir müddet sonra gitti?i ticaret kervan?ndan dönerken yolda hastaland?. Medine’de day?s? Beni Adiy bin. Neccarin yan?nda bir ay hasta ald?ktan sonra vefat etti.Hz. Abdullah vefat etti?i zaman Peygamberimiz henüz Anne karn?nda alt? ayl?kt?.

PEYGAMBERIMIZIN SÜT ANNEYE VERILISI

Yeni do?an çocuklar? süt anneye vermek; Kurey? ve sair Arap e?raf?n?n adeti idi.

Bu da; kad?nlar?n kocalar? ile daha iyi me?gul olmalar?n? ve çocuklar?nda ,özellikle ,havas?n?n güzelli?i, rutubetinin azl??? ve suyunun tatl?l??? ile tan?nan yerlerde yasayan ?erefli kabileler aras?nda, sa?lam vücutlu,siki etli, cesaretli yeti?melerini ve düzgün, pürüzsüz konu?may? ö?renmelerini sa?lamak içindi.

Mekke çevresinde ve Harem içinde oturan kabilelerden Süt annesi olanlar, her y?l iki defa, yaz ve güz olmak üzere Mekke`ye gelirler,çocuklar? al?p götürürlerdi.

Peygamber efendimizi(A.S) Ben`i Sa`d b.Bekr kabilesinden Süt annesi Halime hatun götürdü.

Peygamberimizin Süt karde?leri ?unlard?r::

Abdullah b. Haris,Üneyse binti.Haris,?eyma bint-i Haris.

Peygamberimizi Yetim oldu?u için Arap kad?nlar? kabul etmemi?; sadece kabilesine götürecek çocuk bulamayan Halime, eli bos gitmemesi için peygamberimizi kabul etmi?ti.Peygamberimizi ald?ktan sonra Halime ve Ailesinin ya?am tarz? bir anda de?i?ti.

Bunlardan baz?lar?n? Halimenin dilinden dinleyecek olursak; Halime Hatun der ki;`` ?çinde bulundu?umuz kurakl?k ve k?tl?k y?l?nda hiç bir ?eyimiz kalmam??t?. Ben, k?r merkebimin üzerinde idim.Yan?m?zda, ya?l? bir devemiz vard?,bize bir damla süt vermiyordu.

Üzerinde bulundu?um merkebin a??r yürümesi yol arkada?lar?m? çileden c?kart?yordu.Nihayet Mekke’ye var?p emdirilecek o?lan çocuklar? aramaya ba?lad?k. ?çimizden hiç bir kad?n Muhammedi almak istemiyor,ondan uzak duruyorduk. Çünkü, bizler emdirece?imiz çoçu?un babas?ndan bahisse kavu?may? ve ondan arma?anlar almay? bekliyorduk.

Bir ara Muhammed in dedesi Abdulmuttaliple kar??la?t?m,bana; ?smin nedir ?diye sordu.

Halime dedim. Bana;Ey Halime! Benim yan?mda bir yetim çocu?um var onu emzirmek için Beni Sa`d kabilesi kad?nlar?na teklif ettim öksüz oldu?u için kabul etmediler. Sen kabul eder misin? Ben ,``bana biraz müsaade ette kocama bir dan??ay?m``dedim.

Hemen kocam?n yan?na döndüm,ona haber verdim. Kocam izin verince Muhammedi ald?m.

Muhammed bize gelince,evimiz öyle bereketlendi ki kocam la hayretler içinde kaldik.Sütü çekilmi? olan devemizde sütler fazlaca akmaya, zay?f olan merkebimizi,yolda ba?ka hiç bir binek hayvan geçememe?e,davarlar?m?za inen süt hiç bir davara inmemeye ba?lad?.

Peygamberin Çocuklu?u daha de?i?ikti. Daha iki Ayl?k iken,her tarafa yuvarlanmaya çal???yordu.Üç Ayl?k olunca Day durmaya çal???yordu.Dört Ayl?k olunca, duvara tutunup yürüyordu.Be? Ayl?k olunca bir yere tutunmadan yürüyebiliyordu.Alt? Ay? tamamlay?nca, yürümeyi h?zland?rm??t?.Yedi Ayl?k iken her tarafa gidebiliyor,ko?abiliyordu. Sekiz Ayl?k iken,konu?uyor,konu?ulan? anlayabiliyordu.On Ayl?k iken Ok atabiliyordu. ?ki Y?l? doldurdu?u zaman,oldukça, iri ve gösteri?li bir çocuk olmu?tu.Onu Annesine götürdük, Amma,biz,Onun yüzünden gördü?ümüz hay?r ve bereketten dolay?, Yan?m?zda bir müddet daha tutmaya çok istekli bulunuyorduk.

HZ.AMINENIN MEDINE ZIYARETI VE VEFATI

Hz. Amine Peygamberi de yan?na alarak Medine’deki Neccar o?ullar?ndan olan Day?lar?n? ziyarete gitti. Orada peygamberle, bir ay kadar misafir oldular.

Yahudi kavmi peygamberimizi orada görünce onu devaml? kontrol edip hal ve hareketlerine dikkat ediyorlard?. Hz. Amine Yahudilerin Peygamberimiz hakk?nda tak?nd?klar? tav?rlardan korkmaya ba?lad? Ve acilen Mekke ye dönmek için yola koyuldular.

Hz. Amine, Mekke’ye gelirken, yolda hastalan?p Evba köyünde durakladi.Ba?ucunda duran Peygamberimizin yüzene bakt?.Sonra da söyle hitap etti:

``Ey çekilen deh?etli ölüm okundan, Allah in lutfu ve yard?m? ile yüz deve kar??l???nda kurtulan zatin o?lu!Allah, Seni,mübarek ve devaml? kilsin! E?er rüyada gördüklerim do?ru ç?karsa,Sen Celal ve bol ikram Sahibi taraf?ndan,Adem o?ullar?na helal ve haram? bildirmek üzere gönderileceksin! Allah, Seni milletlerle birlikte devam edip gelen putlardan, putperestlikten de, esirgeyecek,al?koyacakt?r.

Her canl? varl?k ölecektir. Bende ölece?im.Fakat temelli an?laca??m Çünkü, temiz bir o?ul do?urmu?,arkamda hay?rl? bir an? b?rakm?? bulunuyorum demi?tir.

Ve hz. Amine Ebva da vefat etti.Hazret-i Amine vefat etti?inde 30 ya?lar?nda idi.

Dünyada,böylece Babas?z ve Annesiz kalan Peygamberimizi,yüce Allah,hamisiz b?rakmad?: Önce dedesi Abdulmuttalibin yan?nda, sonra da amcas? Ebu Talib-in yan?nda kald?. Peygamberimiz, sekiz ya??na kadar,Dedesi Abdulmuttalibin yan?nda,sekiz ya??ndan sonra da Amcas? Ebu Talib-in yan?nda kald?.

PEYGAMBERIMIZIN TICARET HAYATINA ATILISI

Kurey?liler, öteden beri ticaretle u?ra??rlard?. Ticaretle u?ra?mayanlar?n ise,ellerinde hiç bir ?eyleri bulunmazd?. Peygamberimizin de, hazreti Hatice hesab?na ticarete ba?lamadan önce, ticaretle u?ra?t??? olmu?tur. Nitekim, Said b.Ebu Saib, Islamiyetten önce Peygamberimizin ticaret orta?? idi.Peygamberimizin,ticaret yapmak için, sermayesi olmad???ndan,hazreti Hatice peygamberimizi ücretle tuttu ve Kurey?ilerden tuttu?u, ba?ka bir zat?da, Peygamberimizin yan?na katt?. Hazreti Hatice yapaca?? her sefer için, Peygamberimize, ücret olarak genç ve yi?it birer erkek deve veriyordu. Peygamberimiz, Hazreti Hatice`nin ticaret Mal?n? ?am`a götürmek için ,ilk defa dört tane erkek ve genç deveye anla?t?lar. Peygamberimizle Kervan halk? ?am`a gitmek için yola koyuldular: ?am topraklar?ndan Busraya vard?klar?nda peygamberimiz orada getirdi?i bütün mallar? çok karl? bir ?ekilde sat?p alacaklar?n? ald?ktan sonra,Mekke’ye yard?mc?s? olan Meysele ile birlikte geri döndü.

PEYGAMBERIMIZIN EVLENMESI

Peygamberimiz hazreti Hatice ad?na ticaret yaparken, Peygamberimizdeki harikulade halleri görmü? ve yard?mc?s? Meysele ile Peygamberimize evlilik teklif etmi?ti. Peygamberimiz bu teklifi kabul ederek Kurey?lilerin en soylu kad?nlar?ndan olan hazreti Hatice ile evlendi.

PEYGAMBERIMIZIN COCUKLARI

Peygamberimizin, hazreti Haticeden,iki erkek çocu?u,dört k?z çocu?u do?mu?tur Isimleri ?öyleydi: Kasim, Abdullah, Zeynep,Rukayye ,Ümmü Külsüm,Fatima ve Cariyesi M?s?rl? Maria`dan do?an Ibrahim`dir.

KABENIN KUREY?ILERCE YENIDEN YAPILISI VE PEYGAMBERIMIZIN HAKEMLIGI

Bir Kad?n, Kabe Hareminde buhurdanl?kta Öd a?ac? yakt??? s?rada , buhurdanl?ktan s?çrayan bir k?v?lc?mdan Kâbenin kat kat olan örtüsü tutu?up tamam? ile yanm??, bu yüzden duvarlar da her taraftan gev?eyip çatlam?? bulunuyordu. Zaman, zaman sahilden gelen sel bask?nlar? ilede Kâbenin taban? ve duvarlar? da iyice y?k?lacak duruma gelmi?ti.

Bunun icin,Kureysliler Kabenin duvarlar?n? onar?p sa?lamla?t?rmak ve üzerinede,tavan çatmak istiyorlar,fakat, y?kma?a kalkarlarsa azaba ugrayabileceklerinden korkuyorlar,aralarinda me?vere ediyorlard?.

Am bu s?rada Rum tüccarlar?ndan birisine Ait olan in?aat malzemesi yüklü bir gemi Cüdde sahillerinde parcalandi,bunu f?rsat bilen Kurey?liler aralar?nda yard?mla?arak bu batan gemiden Kabe in?aas? için gerekli malzemeleri alm?? oldular.Ve Kâbenin in?aat?na ba?lad?lar.

Hacerül Esved ta?? yerine konulaca?? zaman kabileler ,birbirleriyle anla?amad?lar. Hatta i?i okadar ilerlettiler ki aralar?nda kavga yapmaya çok az bir zaman kald?. Kurey?iler, Bu i? üzerinde, dört veya be? gece durdular. Sonra Kurey?in ya?l?lar?ndan Ebu Ümeyye b. Mugire bir teklifte bulundu;

Teklifine göre ,mescidin kap?s?ndan giren ilk ki?i bu ta?? koymak için hakem olacakt?. Bütün kavmin ulular? bu teklifi kabul ettiler.

Tam bu s?rada peygamberimiz içeri girdi, bütün kurey?liler el ç?rparak El-Emin`in hakemligine raz?y?z dediler.

Peygamberimiz de hakemlik yaparken bütün kabilelerden birer ki?i alarak Hacerul Esved-i bir beze koydurdu,ve onu konulacak yere getirttikten sonra besmele çekerek kendi elleriyle Hacerul-Esvedi yerine koymu? oldu.
Logged

NE AĞLAYACAK KADAR GÜNAHKARIM...
NE GÖKLERE ÇIKABİLECEK KADAR MASUM...
NE GEÇMİŞTE YAŞADIKLARIMDAN HUZURSUZUM...
NE ŞUAN YAPTIKLARIMDAN MUTLU...
SIRLAR İÇİND BİR DÜNYAM VAR BİRDE SEN VARSIN İÇİNDE...
NE SENİ KAYBEDECEK KADAR CESURUM...
NE DE KAZANACAK KADAR GÜÇLÜ...
 Konuya bakanlar
  0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
||| GoogleTagged |||

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 1 ( Doğumu Çocukluğu ve Gençliği ) Güllerin Efendisi Hakan KALMIŞ 0 3347 Son Mesaj Ocak 11, 2007, 12:15:07 ÖÖ
Gönderen: Hakan KALMIŞ
Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 3 ( Hicret ve islâm Devleti ) Güllerin Efendisi Hakan KALMIŞ 0 1457 Son Mesaj Ocak 11, 2007, 12:18:45 ÖÖ
Gönderen: Hakan KALMIŞ
Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 4 ( Hz. Muhammed ve Hanımları ) Güllerin Efendisi Hakan KALMIŞ 0 1893 Son Mesaj Ocak 11, 2007, 12:20:38 ÖÖ
Gönderen: Hakan KALMIŞ
Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 5 ( Hz. Muhammed ve Savaşları ) Güllerin Efendisi Hakan KALMIŞ 3 847 Son Mesaj Ocak 30, 2007, 04:21:38 ÖS
Gönderen: Şakka
Hz. Muhammed'in Hayatı Bölüm 5 ( Hz. Muhammed ve Savaıları 2 ) Güllerin Efendisi Hakan KALMIŞ 2 311 Son Mesaj Şubat 15, 2008, 09:28:19 ÖS
Gönderen: datcabatu
-=| TopLisT |=-
Genel
Zirve100
YASAL UYARI

TURKeyif.com kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. TURKeyif.com kullanıcı ve üyelerinin, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle TURKeyif.com un hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle TURKeyif.com un üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları TURKeyif.com kullanıcılarına rücu edilecektir.

| Anasayfa | Urllist | Sitemap | iMode | Archive | XML | Rss | Wap | Wap2 |



MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!