Charlie 29 Şubat’ta iş başında




Eylül 08, 2008, 06:43:18 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

CamelPark SEO tools - Google PageRank
 
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt G.Tag Etiket




Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Charlie 29 Şubat’ta iş başında
Cevaplar 0
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 43
Önceki Önceki Konu

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Haziran 16, 2008, 01:13:01 ÖS
Please wait...


I Love TECHNO



*


Üye No : 364

Yaş : 18

Cinsiyet : Bay

Nerden : İstanbul

Konu  :
1379

Mesaj : 4298

Prestij : 2867
Seyit Ali Başer
Online
« : Haziran 16, 2008, 01:13:01 ÖS »

Prozak dönemi komedisi olan CHARLIE BARTLETT’ın kışkırtıcı dayanak noktası bu. Filmde, varlıklı lise öğrencisinin banyo koltuğu psikiyatrisine dönüşen baskını modern dünyanın yalnızlığa, endişeye ve ikiyüzlülüğüne karşı yapılan komik, zeki ve duygusal tek kişilik bir mücadeleye dönüşüyor.

 

Gittiği her okuldan kovulan Charlie Bartlett’ı Alton Yelchin (“Alpha Dog”) canlandırıyor. Devlet okuluna gitmeye başlayınca, yumruk yemiş gibi olur. Ama Charlie etrafını saran çocukların gizlice umutsuz bir ihtiyaç halinde olduklarını keşfettiğinde, girişimci ruhu işi ele alır. Erkekler tuvaletine doktor tabelasını asan Charlie okul arkadaşlarının özel itiraflarını dinleyen, kendi psikiyatrist seanslarında kendisine verilen ilaçları arkadaşlarına vermek gibi akılsızca bir karar alan, gizli ve tabii ki reşit olmayan bir deli doktoruna dönüşür. Bu arada, evde, tatlı ama fazlasıyla ezilmiş annesi Marilyn’le (Hope Davis) kaçınılmaz bir ihtilafa girmemek için kendini uzak tutuyor.

 

Sonra, Charlie Bartlett en büyük hatasını yapıyor: sürekli peşinde olan, giderek inancını yitiren okul müdürünün (Robert Downey Jr.) güzel ve cesur kızına (Kat Dennings) aşık olur. Charlie Bartlett’ın dünyası ve acemi psikiyatristlik oyunu çözülünce, bir fark yaratmak için ilaç dağıtmaktan çok daha başka şeylerin olduğunu keşfetmeye başlar.

 

“Charlie Bartlett”, aralarında “Meet the Parents” ve “Austin Powers” serisinin de bulunduğu pekçok gişe başarısı olan filmde Jay Roach’la birlikte işbirliği yaparak dünya çapında bir film editörü oaln Jon Poll’un ilk yönetmenlik ve yazar Gustin Nash’in de ilk senaristlik deneyimi. Filmin yapımcıları David Permut, Barron Kidd, Jay Roach ve Sidney Kimmel. Yürütücü yapımcılarıysa William Horberg, Jennifer Perini, Trish Hofman ve Bruce Toll. Steve Longi ve Gustin Nash ortak yapımcılar.

 

 

CHARLIE BARTLETT’LA TANIŞIN:

HİKAYE HAKKINDA

 

Yetişkinlerin dünyası için iğneleyici bir görüşü, gençliğin gücüne sarsılmaz inancı ve ebedi popülerliğini sağlama almak için korkunç bir planı olan saygısız bir delikanlı, CHARLIE BARTLETT Hollywood’da çabucak ihtiraslı hayranları kendine çekti. Bu hayranlar arasında, yetenekli bir kurgucu olan arkadaşı Jon Poll’e senaryoyu gönderen komedi filmlerinin başarılı yönetmen ve yapımcılarından olan Jay Roach da vardı.

 

Poll’e göre CHARLIE BARTLETT ilk okuyuşta aşkmış. “Geçen sene hoşuma giden senaryoyu bulmak için yüz tane senaryo okudum ve bunu beğendim. Kahkahalarla gülmemin yanısıra, eğlendiğimi, şaşırdığımı, duygusal olarak etkilendiğimi ve meydan okunulmuş hissettim. Mizahın yanısıra dokunaklılıklarla dolu gerçek sorunlar ve gerçek insanlar hakkında bir lise filmi vardı. Charlie Bartlett açık iyimserliliğiyle hemen her şeyin üstesinden gelebilen harika bir karakterdi ve bu çok çekiciydi” diye hatırlıyor.

 

Charlie karakteri o sıralar Burbank Alışveriş merkezindeki fotoğraf makineleri dükkanında çalışan, genç yetenek senarist Gustin Nash’in hayal dünyasında doğdu. Nash, filmlerde tasvir edilen basitleştirilmiş kurnaz çocuklarla her gün gördüğügençlerin olgunlaşmamış gerçekleri arasındaki geniş eşitsizliğin ilk kez orada, süper havalılardan dışlanmışlara kadar her tür genç grubun dolaştığı o alışveriş merkezinde farkına varmış. Bu düzeltmek istediği bir durummuş.

 

“İşte o zaman gençlerle ilgili oldukça otantik olacak, çok fazla cilası olmayan bir şeyler yazmaya karar verdim. Gençler aptal değiller ve bazı zamanlar yetişkenlere çok etkileri oluyor, o yüzden hikayenin her açıdan gerçek olması benim için çok önemliydi” diye anlatıyor Nash.

 

Böylece Nash, umut dolu bir çocuğun büyük baskı ve güven eksikliğiyle, büyük bir kendini kabul ettirme ve isyana karşı dayanılmaz bir isteğinolduğu karmaşık dünyayı nasıl algıladığını araştırmaya başlamış. Nash yazmaya başlayınca, CHARLIE BARTLETT kışkırtıcı bir yola sapmaya başlamış –farmasötik psikiyatri sorununu ve güçlü psikotropik ilaçlarla gençlerin aşırı dozda ilaç alımı gerçeğini irdelemeye başlamış.

 

Öykü yapısıyla ihtilaflı bir alana girdiğini biliyormuş ama Amerika’daki pek çok çocuğun yaşadığı gerçek olan psikiyatrik ilaç kullanımı gerçeğinden kurtulmak gibi bir niyeti yokmuş. Ama aynı zamanda filmin özünde Charlie’nin insanlara ilaçtan başka yollarla da yardım edileceğini anlamasını konu alan karakter odaklı bir film olduğunu da belirtiyor. “Film ilaç taraftarı veya karşıtı bir film değil. Bu, popüler olmak için ilaç satmaya başlayan ama sonra sorunlarını aşmaları için ilaç yerine çocuklarla konuşmanın yeterli olduğunu gören bir çocuğun hikayesi. Şimdiye kadar iyi bir iş yaptığı Charlie’nin hiç aklına gelmemiş” diyor Nash.

 

Nash, genelde filmlerde görülenden tamamiyle farklı bir tutuma sahip bir genç kahramanı ortaya çıkarmaktan özellikle keyif almış. “Charlie’de hoşuma giden şey, bazı insanlar hengameleriyle kızgınlık ya da depresyonla başa çıkarlar ama Charlie sorunlarla iyimserlik yoluyla başa çıkıyor. İnsanlara ve fikirlere hep güveniyor, bu da onu oldukça sıradışı hale getiriyor” diye gözlemliyor yazar.

 

Film kara komedi bölgesine korkusuz bir şekilde dalarken, Nash bu filmin hem gençler hem de yetişkinler için umutla ilgili olduğunu söylüyor. “Eminim insanlar bu filmden çıkarken ilaçlardan bahsediyor olacaklar ve bu iyi bir şey. Ama bu filmde söylemek istediğim bir diğer şey de, hepimiz bunlara benzeyen durumları yaşıyoruz ve eğer siz de yaşıyorsanız, yalnız değilsiniz” diye yorumluyor.

 

Senaryonun ilham veren coşkuyla keskin neşe karışımı olması yapımcı David Permut ve yapımcı Barron Kidd’in hemen ilgisini çekmiş. Nash haklarını Permut’un aldığı beğenilen roman YOUTH IN REVOLT’u uyarlama umuduyla senaryoyu çalışmasının bir örneği olarak Permut’a göndermiş. Permut CHARLIE BARTLETT’ı okuduktan sonra ertesi gün Nash’i bürosuna çağırmış ve sadece YOUTH IN REVOLT’un uyarlama işini vermekle kalmayıp, aynı zamanda CHARLIE BARTLETT’ı da yapacaklarını garanti etmiş. Permut “Senaryo kışkırtıcı, orijinal ve farklıydı. Yüzeyi altına inen bir komedi ve şu anda yaşadığımız dünyayla çok ilgili. Bir yapımcı olarak, dikkat çekici, karşı duran ve cesur hikayeler arıyorum. Gustin’in senaryosunda da bunları buldum. Ayrıca onun çocukların nasıl konuştuğu gerçeğini kapmakla ilgili gerçek bir yeteneği var” diyor.

 

Jay Roach da yapımcı olarak ekibe katılmış ve CHARLIE BARTLETT’la Jon Poll arasındaki benzerlikten çok etkilenmiş. “Jon’la kurgu odasında birlikte yıllar geçirdikten sonra, onun katıksız bir hikaye anlatıcı ve tonlama ustası olduğunu hiç tereddüt etmeden söyleyebilirim” diyor Roach. Permut ve Kidd, Poll’un yapıma katacaklarından aynı derecede heyecan duymuşlar. Kidd “Gustin’in hikayesinin karanlık alt tonları var ve Jon senaryoya pek çok ışık, mizah ve hayat kattı” diyor.

 

Ama yapımcılar filmi hayata geçirmeyi denemeye başladıklarında, direnişle karşılaşmışlar. Ortak cevap “Çok tehlikeli” olmuş. En sonunda, taze ve çok çeşitli bağımsız projeyi beyazperdeye taşıyan bir firma olan Sidney Kimmel Entertainment’ta hayat bulmuş proje. “SKE günümüz çocukları, çocukları tanıyan veya bir zamanlar çocuk olanlar için birçok anlamı olan bir hikaye karşı aynı istekli görüşe sahipti. Bu konuda onları çok takdir ettim çünkü çok cesurdular ve sıradışı bir senaryoyla, ilk filmini yönetecek biri için büyük bir riske girdiler” diyor Poll.

 

SKE’de yapımın başkanı olan William Horberg şirketin projeye olan desteği için şunları söylüyor: “Charlie Bartlett ergenlikle yetişkinlik arasındaki o garip dönemde hepimizi temsil ediyor. Gustin’in senaryosunun yaratıcılığı ve Jon’un vizyonu arasında, lise günlerine duyulan özlem ve ihtirasa saygı niteliğinde çok mizahi ve dokunaklı bir potansiyle gördük.”

 

 

CHARLIE BARTLETT OLMAK:

ANTON YELCHIN İLK BAŞROLÜNÜ OYNUYOR

 

CHARLIE BARTLETT’ı ileri vitese taktıktan sonra, film yapımcıları en can alıcı göreve başlamışlar: Charlie’yi bulmak. Bu kolay olmamış çünkü Charlie’nin kalıplaşmış tipik okul asisi veya ineği standartlarıyla hiçbir ilgisi yokmuş. Neşeli bir idealizmle ustalık isteyen bir hilekârlığın seçkin karışımı olması gerekiyormuş.

 

Jon Poll çıkış yapmakta olan bir oyuncu için etraftan gelen tavsiyeleri değerlendirmeye başlamış. Bu tavsiyeler onu David Duchowny’nin “House of D”sinde iki Rus buzpatencisinin oğlunu, “Huff” dizisinde Hank Azaria’nın oğlunu ve Nick Cassavetes’in “Alpha Dog”unda kaçırılan kurbanı oynayan Anton Yelchin’e yönlendirmiş.

 

Pekçok umut vaadeden oyuncunun seçmeleri yapıldıysa da, Yelchin Poll’le yaptığı ilk toplantıda işi bağlamış. “Aklımı başımdan aldı. Charlie Bartlett bu işte diye hissettim. İnanılmaz derecede karşısındakinin duygularını anlayabilen ve son derece komik biriydi. Onu bu role çeken şeyin Charlie’nin dürüstlüğü ve iyimserliği olduğunu söylemesiyle, bu rol için kusursuz olduğunun farkına vardım. Eğer biri bu rolü oynamak için yaratıldıysa, bence o kişi Anton’dur” diye belirtiyor Poll.

 

Poll ve Yelchin, filmin başlamasıyla birlikte hemen Charlie’nin kim olduğu ve reçete yazan Sigmund Freud’ün okul versiyonu olmasıyla birlikte neler yaşadığına dair koyu sohbetler yapmaya başlamışlar. Kendi “Ritalin mutluluğu ve coşkusunu” hissetme anını yaşadıktan sonra, Charlie biraz mutluluk dağıtmak istiyor ve bu da hiç beklenmeyen sonuçlar doğuruyor. Poll “Tıpk Charlie gibi, Anton da çok zeki biri. Kendini milyonlarca fikirle donatmış bir şekilde geldi” diye açıklıyor.

 

Yelchin’in fikirlerinden biri, Charlie’nin güven ve iyimserliğinin, Charlie’den çok kendisinin bir anneye ihtiyacı varmış gibi görünen çok ezilmiş bir anneyle ve babasız büyümesinden kaynakladığıymış. “Charlie’yi bu kadar komik bir şekilde hareket eden insan olmaya iten şeyin ne olduğunu göstermeyi çok istiyordum. Kendi kendine anne babalık yapan ve kendi hüznüne mizahla karşılık veren biri olduğunu göstermek istedim” diyor Yelchin.

 

Yelchin’e göre, zorlayıcılık filmin komedisini ve derinliğini sürekli olarak dengede tutmakmış. “Rolde komediden drama kadar her şey var ve deneysel oyunculuğa çok açıktı o yüzden çok eğlendim. Bu kadar çok fikri ortaya atabilmek çok heyecan vericiydi çünkü ben bunu seviyorum” diyor.

 

Charlie’nin psikiyatrik ilaç satıcısı olarak tartışmaya açık işi içinse Yelchin “Açıkçası, bu, insanların uğraşmak zorunda kaldığı o konulardan biri ve bence bu hikaye bunu konuşmaya başlamanın harika bir yolu” diyor.

 

Jon Poll’ün Yelchin’e en büyük tavsiyesi risk almaya devam etmesi olmuş. “Anton çok güçlü bir yerden başladı ve içgüdüleri çok doğru, bunda benim pek katkım olmadı. Anton’ın başından itibaren kavramadığı tek bir sahne bile olmadı. Filme büyük bir hareketli fiziksel komedi kattı ve zeki anları tamamiyle kavradı” diye açıklıyor.

 

Anton Poll’ün yaklaşımını çok takdir ediyor: “Jon bana Charlie’yi keşfetme ve karakterle farklı şeyleri deneme özgürlüğünü vermekte o kadar cömert davrandı ki, sanırım bu süreçte kendimle ilgili pek çok şey öğrendim.”

 

 

 

 

 

 

 

CHARLIE BARTLETT’A EBEVEYNLİK YAPMA:

ÇOK DA BÜYÜMÜŞ YETİŞKİNLER OLMAYAN KİŞİLERİ CANLANDIRAN ROBERT DOWNEY JR. VE HOPE DAVIS

 

Anton Yelchin için CHARLIE BARTLETT’da rol almanın büyük zevklerinden biri Oscar’a aday olmuş ve Altın Küre kazanmış Robert Downey Jr. ve Altın Küre’ye aday olmuş Hope Davis gibi oyuncularla başrolü paylaşmak olmuş.

 

Yelsin, Charlie Bartlett’ın hem sosyal hem de kızına aşık olduğu için aşk hayatında düşmanı olan Müdür Gardner rolünü oynayan Downey Jr.’la ortak çalışmaktan çok büyük heyecan duymuş. “Robert’ı izlemek inanılmaz bir şey. Kendini o kadar akıcı bir şekilde ifade ediyor ki. Ondan çok şey öğrendim” diyor Yelchin.

 

Jon Poll Müdür Gardner’ı hep, bir zamanlar Charlie Bartlett gibi olan ama dünyayı bıktıran bir olumsuzculuğa itilmiş biri olarak görmüş. “Bence Gardner Charlie’de kendisini görebiliyor ve buna cevap veriyor, ama aynı zamanda bir müdür ve baba olarak farklı bir şekilde tepki gösteriyor” diyor yönetmen.

 

Poll başından itibaren Robert Downey Jr.’ın rol için en uygun oyuncu olduğunu düşünmüş ve bu fikrinde de hayalkırıklığına uğramamış. “Robert oyuncular ve benim için çalışılabilecek en doğru kişiydi. İnanılmaz derecede ayakları yere basan, komik, zeki ve gerçek fikirleri olan bir insan. Ve elbette rolüne birçok gerçek hayat ögesi katıyor. Karakterini pek çok sorunu var ama Robert’ın gelip bunu yaptığını görmek çok canlandırıcı bir durum.”

 

Downey Jr. senaryoya bayılmış ama genç bir asi yerine bir baba ve otorite figürünü canlandırmasında bir hiciv gördüğünü de itiraf ediyor. “20 yıl önce nasıl Charlie Bartlett olurdum diye konuştuk” diye gülüyor aktör, “Ama Charlie’yle Gardner arasındaki ilişkiyi bu kadar ilginç yapan şey de bu, birbirlerinde kendilerini görüyorlar. Bilirsiniz, her çılgın adam içten içe eski kafalı ve her eski kafalı adam da içten içe çılgın bir adamdır.”

 

Bu teşhisi gözardı ederek, Charlie ve Gardner kendilerini epik bir öğrenci-müdür savaşının içinde buluyorlar. “Bence Gardner kızının sevgisi için Charlie’ye yarıştığını hissediyor. Ama Charlie Gardner’ın uğraşmaya alışkın olduğu tipik bir zor delikanlı değil, o çok daha zeki ve cephaneliğinde bir sürü silahı olan biri. Ama sonunda, Gardner çok gerçek bir yetişin kriziyle yüzyüze bırakarak Charlie’yi düzene sokuyor. Çok komik ve dokunaklı bir doruk noktasına geliyor.”

 

Yapımcı David Permut birlikte oynadıkları sahneler için “Robert’ın öfkeden deliye dönmesini ve Anton’un bununla nasıl başa çıkacağını bilememesini izlemeye bayıldım. İnanılmaz duygusal anlar ortaya çıktı” diyor. Bu duygusal simya senarist Gustin Nash’i de etkilemiş, “Anton, Robert ve Kat arasında geçen provayı seyrettiğimi hatırlıyorum. Ve böylesine inanılmaz kimyayı görmek beni çok etkiledi” diye belirtiyor.

 

Charlie Bartlett’in hayatındaki diğer asıl yetişkinle de aynı derecede karmaşık bir ilişkisi var: erken gelişmiş oğluyla iletişim kurabilme umuduyla nasıl daha iyi bir ebeveyn olunur kitapları okuyan son derece zengin ama tamamiyle ezik anne Marilyn. Jon Poll hep Hope Davis’in bu rol için çok uygun olduğunu düşünmüş ve Davis rolü kabul ettiğinde çok heyecanlanmış.

 

“Bu çok ustalık isteyen, önemli bir karakter ve Hope bunu kusursuz canlandırıyor. O birkaç replikle bir karaktere hem mizahla hem de dokunaklılıkla can katan biri. Anton’la Hope’un arasındaki yakınlığın hemen kurulması (daha önce “Hearts in Atlantis”te ana-oğulu canlandırmışlardı) o küçük şanslı lütuflardan biri oldu” diyor Poll.

 

Gerçek hayatta da çocukları olan Davis filmin zorlayıcı ana konusu tarafından hemen olaya adapte olmuş. “Senarist Gustin’e ‘keşke ben 15 yaşındayken böyle bir film seyretseydim’ dedim çünkü o kadar güçlü ve kendiniz olmakla ve kim olduğunuzu kabul etmekle ilgili bir film ki” diyor Davis.

 

Davis Marilyn için “sizin en çok sevdiğiniz anne” değil diye belirtiyor ve devam ediyor: “Bir malikanede yaşıyor ve haplarının, içkilerinin ve müziğinin tadını çıkarıyor ama bence aynı zamanda çok sevgi dolu bir insan. Sadece bir şeyin nasıl yapıldığını ya da gerçek dünyada nasıl yardımcı olunabileceğini bilmiyor.”

 

Film yapımcıları Davis’in Marilyn’i trajik olduğu kadar komik ve Charlie tarafından sevildiği kadar nasıl şaşkına çevrildiğini yansıtan her ana hayranlık duymuşlar. Baron Kidd “Hope’un harika olacağını biliyorduk. Çok basit ve garip olabilecek bir karakteri alıp onu son derece zengin bir portreye çevirdi” diye anlatıyor.

 

 

CHARLIE BARTLETT’A DANIŞMANLIK YAPMAK:

ÖĞRENCİ ROLÜNE SEÇİMLERİN YAPILMASI

 

Charlie Bartlett’ın yeni okulunda etrafını tipik bir gençlik takımı sarıyor. Charlie bu topluluğun her modern ergeninin sorunlarından muzdarip olduğunu keşfediyor: ebeveynlerden, baskılara, popülerlikten, haplara, sekse, üniversiteye ve kendine güvene kadar uzanan sorunlar.

 

Tuvalet psikisyatristliği işini geliştirdikçe Charlie herkesin ilginç ve anlatmaya değecek bir hikayesi olduğunu görüyor. Ama aralarında bir sınıf arkadaşı var ki, Charlie onu sonsuza kadar dinleyebilir. O da, güzel, şen şakrak ama aynı zamanda ne yazık ki okul müdürünün değerli kızı olan Susan Gardner. Film yapımcıları Susan’ı oynayacak genç bir yüz arayışına girmişler. Rol için 80’den fazla genç kızı seçmelerde izledikten sonra, yürütücü yapımcılığını Jon Poll’ün yaptığı ve başrollerini Steve Carrell’la Catherine Keener’ın paylaştığı “The 40 Year-Old Virgin” filminde de rol alan genç yıldız Kat Dennings’de karar kılmışlar.

 

Poll “Kat’in komik, korkusuz ve tıpkı Susan karakteri gibi güçlü olduğunu biliyordum. Sonra seçmelerde beni şaşkına çevirdi. Hepimiz onun çok güçlü olduğunda mutabık kaldık. Susan Gardner’ın komedi filmlerindeki tipik güzel kız olmasını istemiyordum, o güzel ama aynı zamanda çok zeki ve güvenilebilir biri. Güçlü birkaraktere sahip bir genç kız karakteri yarattığımız için çok gurur duyuyorum” diye anlatıyor.

 

Dennings “Film daha önce okuduğum gençlerin etrafında dönen diğer senaryolara benzemiyordu. Gençleri ayırtan bir stereotip, bir klişe değildi. Ve yazarın Susan’ı Charlie’ye denk bir şekilde yazmış olması çok hoşuma gitti. Ortalıkta oturup şirin görünen aptal bir kız değil o. Gerçekten akıllı bir kız” diye açıklıyor.

 

Susan’ın zekası Charlie’nin kalbini çalar ve böylece her ikisinin de, kızına ilgi duyduğunuanlamadan çok önce Charlie’den şüphelenen Müdür Gardner’ın gazabına uğramasına neden olur. Dennings bu rolü Robert Downey Jr.’ın oynamasını çok eğlenceli bulmuş. “Robert’ın babamı canlandırması inanılmazdı. O çok zeki ve sıkı biri, meğerse ortak pek çok komik ve karanlık noktamız varmış. Ve birbirimizle konuşmaktan çok zevk alıyoruz” diye anlatıyor Dennings.

 

Dennings şöyle devam ediyor: “Bence Müdür Gardner oldukça iyi bir baba ve Susan’la çok iyi bir ilişkileri var ama sonra delirmeye başlıyor. Susan babasını çok seviyor ama ona ne kadar saygı duyduğundan pek emin değil. Charlie’yle Susan’ın hayatalarındaki yetişkinlere çok ihtiyaç duymalarına rağmen, onlardan daha yetişkin davranmaları bana çok ilginç gelmişti.”

 

Susan’ın Charlie’ye neden aşık olduğuna gelince Dennings şöyle diyor: “Charlie’nin kusurlarının olduğu kesin ama sonuçta çok iyi kalpli bir insan. Kendine karşı bu kadar doğru ve dürüst olan bir insanı bulmak çok enderdir. Bence pek çok insan ona aşık olacak.”

 

Oyuncular arasında ödüllü “Walk the Line” filminde genç Elvis Presley’i canlandırarak iyi bir başlangıç yapan müzisyen/aktör Tyler Hilton da var. Filmde, sonunda Charlie’nin olasılık dışı iş ortağına dönüşen kötü huylu okul zorbasını canlandırıyor. Film yapımcıları Murphy rolü için havalı, tehditkar ama aynı zamanda inek ötesi olan Charlie Bartlett’la ortada bir yerde buluşabilecek inandırıcılıkta bir oyuncuya ihtiyaçları olduğunu biliyorlarmış. Hilton’un seçmeler sırasında bu rolü oynayacağına ikna olmuşlar. “Saçlarını Mohawk tarzı tıraş etmiş bir şekilde içeri girdi ve rolü kaptı” diye anlatıyor Poll ve devam ediyor “Gerçekten kötü olmak pek çok aktörün harcı değildir. Ama Tyler sonuna kadar gitmekten korkmadı. Tyler en tatlı oyunculardan biri ama karaktere tek bir damla bile tatlılık katmadı.”

 

Hilton senaryoya vurulmuş. “Garip karakterleri ve tamamiyle değişik bir farklılığı olan harika bir film diye düşündüm” diyor. Ama başlangıçta, kimsenin kendisini utanmaz kötü çocuk rolüne uygun görmeyeceğinden korkmuş. Hilton “Harika bir karakteri olan harika bir senaryoydu ama rolü asla alamam diye düşünüyordum” diye de itiraf ediyor ve ekliyor “Ama son anda, şanslarını denemeye karar verdiler.”

 

Murphy’nin sonunda Charlie Bartlett’ı tanıma fırsatı bulmasını Hilton şöyle açıklıyor “Bence bütün çocuklar şöyle düşünüyordur: ‘Bu çocuğa inanamıyorum, hepimizden daha çılgın biri.’ Ve bunun sonucunda bir saygı ortaya çıkıyor. Murphy Charlie’ye kötü davranıyor ama onunla arkadaş olma isteğiyle hep geri geliyor.”

 

Hilton ayrıca Murphy’nin Charlie’nin kendi hayatında olması gerektiğine de inanıyor. “Bence Murphy çok yalnız biri ve kızgın olmaktan başka yapabileceği bir şey olmadığı için kendini çok baskı altında hissediyor. Ama Charlie ona başka hiçkimsenin söyleyemeyeceği şeyler söylüyor. Charlie o kadar ısrarcı ve cesur ki, onunla arkadaş olmamak neredeyse imkansız. Ve Murphy’nin de gerçek bir arkadaşa ihtiyacı var” diye açıklıyor.

 

Diğer öğrencileri canlandıranlar Kanadalı genç oyuncular arasında, yürek parçalayıcı performansıyla popüler olmayan Kip Cronwell’i canlandıran Mark Rendall, hüznünü gizleyen amigo kızların başkanı Whitney Drummond’ı canlandıran Megan Park, Len rolünde Dylan Taylor, Jordan Malen rolünde Jonathan Malen ve Dustin rolünde Jake Epstein bulunuyor.

 

Bu kadar heyecan verici ve yetenekli genç oyuncuyla çalışma sonucunda, Poll onlara senaryodaki gibi büyük bir saygı gösteriyor. Karakterlerini gerçeğe dönüştürmeleri için onları istedikleri kadar özgür bırakıyor. Metodunun kanıtı da sonuçta ortaya çıkıyor. “Oyuncular filme tahmininden çok daha fazla şey kattılar” diye özetliyor Poll.

 

 

CHARLIE BARTLETT’IN DÜNYASI:

FİLMİN TASARLANMASI

 

CHARLIE BARTLETT’da bu kadar güçlü karakterlerin olması nedeniyle yönetmen Jon Poll Charlie’nin okuldaki ve evdeki dünyasını canlı bir hayata dönüştürebilmek için aynı derecede güçlü, çağdaş bir görsel stil katması gerektiğini biliyormuş. İşe, gerçekçi ama dinamik bir 21.yüzyıl gençlik hayatını görüşünü yansıtan storyboardlarla başlamış. Sonra görüntü yönetmeni Paul Sarossy, yapım tasarımcısı Tamara Deverell ve kostüm tasarımcısı Luis Sequeira’ya yakın bir şekilde çalışmaya başlayarak fikirlerini beyazperdede gerçeğe dönüştürmüş.

 

Poll, “The Wicker Man” ve Atom Egoyan’ın “The Sweet Hereafter” gibi filmlerinde yaptığı çalışmalarla ödüller kazanan Sarosy’de karar kılmadan önce 80’den fazla görüntü yönetmenini gözden geçirmiş. Poll Sarosy için “Aklımdakinden çok daha gerçek ve ilginç görüntüler ortaya çıkardı” diyor. Sarossy, Poll’ün storyboard’una sadık kalarak, Charlie’nin farklı çevrelerinin her biri için eşsiz bakışlar geliştirdi. Charlie ne zaman annesinin malikanesinde olsa, kameranın resmi ve temiz açılarla kamera statik kalıyordu. Ama Charlie’nin okuldaki görüntülerini kumlu, el kamerasıyla çok daha hareketli bir his uyandıran ve daha yalın ışık kullanılan bir hale çeviriyordu.

 

Poll şöyle yorumluyor: “Paul çok güçlü bir yer ve stil hissiyle olağanüstü bir görsel film yaratabiliyordu. Onunla çalışmak bir zevkti ve film çok daha güzel görünüyor.”

 

Bu arada, kısa süre önce aile filmi “Firehouse Dog”u tasarlayan yapım tasarımcısı Tamara Deverell da, Charlie’nin lüks ve resmi evinden yapım için inşa edilen –ve sonra da yıkılan- acayip Öğrenci Salonu’na kadar geniş bir mahal yelpazesiyle uğraşmaya başlamış. “Tamara’nın sadece birkaç gün önce inşa etse bile, sanki her zaman orada varmış gibi görünen setler yaratma kabiliyeti vardı ve bu hep inanılmaz derecede gerçek gibi duruyordu” diyor Poll.

 

Kısa süre önce beğeni toplayan film “Breach”in kostümlerini tasarlayan kostüm tasarımcısı Luis Sequeira, modern bir lisede bulunan herbir takım, çete ve ekibe uygun giysiler tasarlayarak görevini eksiksiz yerine getirmiş. “Luis herkesi o kadar gerçek hayat tarzında gösterdi ki, bu da tüm atmosferi bütünleştirdi” diye anlatıyor Poll.

 

Whitney Drummond’ı canlandıran aktris Megan Park filmin tasarımı için şunları ekliyor: “Her şey kendi lise hayatımdan fırlamış gibiydi.”

 

Yapımcılar Jon Poll’ün oyuncusundan, ekibine kadar herkese ilham verdiğini övgüyle anlatıyor. Yapımcı David Permut Poll’ün engin kurgu geçmişinin ona sette resmin bütününe bakabilme gibi büyük bir avantaj sağladığına inanıyor. Permut “Dünya çapında bir kurgucu olmasından dolayı, Jon’un zihni sürekli değişiyor ve hep seçenekler ve farklı yollar şeklinde düşünüyor. Filmin her açısından, CHARLIE BARTLETT’ın ruhunu ve rengini yakaladı” diye belirtiyor.

 

Poll’e göre, filmin ruhu çoğunlukla, aynı anda hem komik hem ciddi, hem sevimli hem kışkırtıcı, hem eğlenceli hem de manidar olarak engelleri aşan Charlie’nin kendisinden esinleniyor. “Umarım seyirci Charlie’nin aptallığına gülüp sonra da duygusal olarak ne kadar etkilendiklerine şaşırırlar” diye özetliyor Poll.

 

 

OYUNCULAR HAKKINDA

 

ANTHON YELCHIN (Charlie Bartlett)profesyonel olarak oyunculuk mesleğine 1999 yılında 9 yaşındayken başladı. İlk film çalışmasını bağımsız bir yapım olan “A Man Is Mostly Water”la yaptı ve o günden beri aralıksız olarak Anthony Hopkins’le kendisine 2001 yılında “En İyi Yorumcu” dalında Genç Sanatçı ödülünü kazandıran “Hearts in Atlantis”, Albert Finney ve Bridget Fonda’yla birlikte rol aldığı “Delivering Milo”, Robert De Niro ve Ed Burns’le birlikte “15 Minutes”, Peter Coyote’yle “A Time for Dancing”, Morgan Freeman’le “Along Came A Spider” ve Robin Williams’la birlikte Dave Duchovny’nin ilk yönetmenlik çalışması olan “House of D” gibi filmlerde çalıştı.

 

2006 yılında Yelchinin sinemalarda başarılı olan iki filmi oldu: Bublar, uyuşturucu satıcısı Jesse James Hollywood’un gerçek hayatından uyarlanan av ayrıca Justin Timberlake ve Sharon Stone’un da rol aldığı Nick Cassavetes’in yönettiği “Alpha Do” ve Diane Lane ve Donald Sutherland’le rol aldığı “Fierce peope”dır.

 

Yelchin televizyonda Showtime’ın özgün draması “Huff”ta Hank Azaria’nın ergenliğe erişen oğlu Byrd rolünü canlandırdı. Yelchin, “ER”, “Curb Your Enthusiams”, “Without a Trace”, “The Practice”, “Judging Amy”, ve “NYPD Blue” gibi televizyon dizilerinde misafir sanatçılığı bulunmaktadır.

 

Diğer televizyon filmleri arasında Ron Silver ve Stockard Channing’le “Jack”, Drew Carey’le birlikte rol aldığı müzikal televizyon filmi “Geppetto” ve Steven Spielberg’ün yönettiği mini dizi “Taken” bulunmaktadır.

 

HOPE DAVIS (Marilyn Bartlett) Shari Springer Berman ve Robert Pulcini’nin yönettiği “American Splendor” ve Alan Rudolph’un “The Secret Lives of Dentists” adlı başarılı iki bağımsız yapımdaki çalışmalarıyla 2003 yılında New York Film Critics Circle tarafından “En İyi Kadın Oyuncu” dalında aday gösterildi.

 

Davis, “American Splendor”da Paul Giamatti’nin canlandırdığı Harvey Pekar’ın iş arkadaşı, çok zeki, alaycı eş Joyce Brabner betimlemesiyşeAltın Küreye aday gösterildi. Davis ayrıca Campbell Scott’la birlikte rol aldığı , Jane Smiley’nin “The Age of Grief” adlı romanından uyarlanan çocuklar ve sadakatsizlik tarafından tehlikeye atılan çağdaş bir evliliğe yakından mütaala eden Alan Rudolph’ün “The Secret Lives of Dentists” filmindeki yorumuyla IFP Spirit ödülüne aday gösterildi.

 

Davis, Greg Mottola’nın “The Daytrippers”, Bart Freundlich’in “The Myth of Fingertrips” ve Brad Anderson’ın “Next Stop Wonderland”dan oluşan bağımsız üçlemelerdeki çalışmasıyladikkat çekti. Filmleri arasında, Greg Kinnear ve Pierce Brosnan’la birlikte rol aldığı Richard Shepard’ın yazıp yönettiği kara mizah filmi “The Matador”, Nicolas Cage’in karşısında rol aldığı Gore Verbinski filmi “Weather Man”, David Auburn’un Pulitzer ve Tony ödüllü oynundan uyarlanan, John Madden’in yönettiği ve Anthony Hopkins, Gwyneth Paltrow ve Jake Gyllenhaal’in rol aldığı “Proof”, Carroll Ballard (“Fly Away Home”, “The Black Stallion”) yönettiği, Campbell Scott’la birlikte rol aldığı “Duma”, Jack Nicholson’ın kızını canlandırdığı Alexander Payne’nin “About Schmidt”, Anthony Hopkins’in karşısında rol aldığı “Hearts in Atlantis”, Campbell Scott’ın yönettiği ve Denis Leary’nin de rol aldığı “Final”, Stanley Tucci’nin yönettiği “Joe Gould’s Secret”ve “The Imposters”, Tim Robbins ve Jeff Bridges’le birlikte rol aldığı politik gerilim “Arlington Road”, ve Lawrence Kasdan’ın “Mumford”u bulunmaktadır. Davis’in son zamanlarda rol aldığı filmler arasında Douglas McGrath’in “Infamous”ı ve Lasse Hallström’ün yönettiği “Hoax” filmleri bulunmaktadır.

 

ROBERT DOWNEY JR. (Müdür Gardner) Hollywood’un evrim geçiren en saygıdeğer oyuncularından biridir. İsminin bulunduğu olağanüstü film listesiyle sektörde 30 yıl sonra bile yeni ve zinde olarak kalmayı başarmıştır. Downey “Chaplin” filmindeki yorumuyla Akademi ödüllerine aday gösterilmiş ve “En İyi Oyuncu” dalında BAFTA ödülü almıştır.

 

Downey yakın zamanda Jake Gyllenhaal ve Gary Oldman’le birlikte rol aldığı 1970’lerde San Francisco’ya dadanan namlı seri katille ilgili David Fincher’in “Zodiac”, Keanu Reeves, Winona Ryder ve Woody Harrelson’la birlikte rol aldığı Richard Linklater’ın “A Scanner Darkly”,Nicole Kidman’la birlikte 1960’ların başındaki resimleriyle ilgi çeken saygıdeğer fotoğrafçı Diane Arbus’un hayatından esinlenen “Fur”de göründü.

2005 yılında Robert Downey Jr. George Clooney’ninyönettiği Akademi Ödülü adaylığı bulunan “Good night, And Good Luck” filminde göründü. Ayrıca, Val Kilmer’ın rol aldığı Shane Black’in yönettiği aksiyon komedi “Kiss Kiss, Bang Bang” filminde göründü.

 

23 Kasım 2004’te Robert Downey Jr. Sony Classical etiketiyle ilk müzik albümünü yaptı. Albümde Robert Downey Jr.ın sözlerini yazdığı 8 özgün şarkı bulunmaktadır.

 

Ekim 2003’de Downey iki değişik filmde göründü: BBC’nin aynı adlı filminden yeniden yapılan müzikal drama “The Singing Dedective” ve Halle Beryy’yle Penelope Cruz’un da rol aldığı gerilim filmi “Gothika”.

 

Downey ilk televizyon filmini Fox televizyon serisi “Ally McBeal” oyuncu kadrosuna katılıp avukat Larry Paul rolünü canlandırarak yaptı.

Bu rolüyle Altın Kürede televizyon için yapılan dizi ya da Mini dizide Yardımcı Erkek Oyuncu“En İyi Performans” ödülüyle Komedi dizisinde Erkek oyuncu dalında “Göze Çarpan Yorum” dalında Screen Guild Actor ödülünü kazandı.

 

Downey, Curtis Hanson’ın yönettiği “Wonder Boys” filminde Michael Douglas ve Toby Maguire’la birlikte rol aldı. Bu dramatik komedide, Downey biseksüel bir yazar menejerini canlandırdı. 2000 yılında Steve Martin ve Eddie Murphy’yle birlikte başarılı komedi filmi “Bowfinger”da oynadı.

 

Eylül 1999’da James Toback’ın yazıp yönettiği filmde Ben Stiller, Elijah Wood, Gaby Hoffman, Brooke Shields ve Claudia Schiffer2la birlikte rol aldı. Ocak 1999’da Neil Jordan’ın yönettiği, Annette Benning ve Aidan Quinn’in rol aldığı “In Dreams”de rol aldı. 1998’de Downey Stuart Baird’in yönettiği “U.S. Marshals”da Tommy Lee Jones ve Wesley Snipes’la, James Toback’ın yönettiği başarılı film “Two Girls and a Guy”da Heather Graham ve Natasha Gregson’la rol aldı.

 

1997 yılında, Downey Kenneth Branagh, Daryl Hannah ve Embeth Davitz’le birlikte Robert Altman’ın “The Gingerbread Man”de, babası Robert Downey Sr.ın yönettiği Sean Penn ve Patrick Dempsey’in rol aldığı “Hugo Pool”da ve Mike Figgis’in yönettiği Wesle Snipes ve Nastassja Kinski’nin rol aldığı “One Night Stand”de göründü.

 

1995 yılında Downey, Michael Hoffman’ın yönettiği “Restoration” filminde Hugh Grant, Meg Ryan ve Ian McKellen’le birlikte rol aldı. Aynı yıl, “Restoration” filminde karşısında rol aldığı Ian McKellen’la “Richard III”te rol aldı. Oliver Stone’un “Natural Bor Killers” filminde Woody Harrelson ve Juliette Lewis’le birlikte rol alan Downey, ratingini yükseltmek için çlüm saçan çifti kullanan sansasyonel televizyon muhabirini canlandırdı. Robert Altman’ın “Short Cut”ında en iyi arkadaşı cinayet işleyen gözü yüksekte olan makyaj sanatçısı olarak göründü. “Hearts and Souls” filminde dört hayaletle özel bir ilişkisi olan genç bir adamı canlandırdı.

 

Downey’nin diğer filmleri arasında “The Last Party”, “Soapdish”, “Air America”, “Chances Are”, “True Believer”, “Johnny Be Good”, “1969”, “Less Than Zero”, “The Pick-Up Artist”, “Back to School”, “Tuff Turf”, “Weird Science”, “Firtsborn” ve yönetmenliğini babası Robert Downey Sr.ın yaptığı ve Downey Jr.’ın ilk filmi olan “Pound” bulunmaktadır.

 

KAT DENNINGS (Susan Gardner) sadece “The 40 Year Old Virgin” filminde Steve Carrell’ın karşısında oynamadı, aynı zamanda Catherine Keener’ın yanında gösterdiği performans filmin gerçekliğini sağlayan ana ögeydi. Ayrıca, Hilary Duff’la “Raise Your Voice”da rol alan Katt “ER”da Zoe Butler’ı canlandırmaktadır.

 

TYLER HILTON (Murphy Bivens) Akademi ödüllü “Walk The Line” filmindeki inandırıcı Elvis betimlemesiyle tanındı. Tyler ayrıca “One Tree Hill”deki Chris Keller rolüyle gittikçe artan hayran kitlesinin sevgisini ve ilgisini kazandı. Bu genç oyuncu aynı zamanda başarılı bir söz yazarı ve müzisyendir.

 

MARK KENDALL (Kip Crombwell) yaşıtı olan diğer oyunculardan üç kat daha uzun bir film listesine sahiptir.

 

Son zamanlardaki filmleri arasında “Silk”, “Childstar”, “A Different Loyalty”, “Touching Wild Horses” ve Bizzard” bulunmaktadır. Mark televizyonda çok tutulan çizgi film serisi Arthur’a üç sezondur sesini vermektedir ve “Revelations”, “Regenesis”, “The War Next Door” ve “The Neverending Story” dizilerinde düzenli olarak rol almaktadır. Televizyon filmleri arasında “Spirit Bear: The Simon Jackson Story”, “The Winning Season”, “Mrs. Ashborough’s Cat”, “Open House”, “The Interrogation of Michael Crow” ve “The Scream Team” bulunmaktadır.

 

DYLAN TAYLOR’ın (Len Arbuckle) genç meslek yaşamı şimdiden kendisine Dora ödülü adaylığı ve Terry Gilliam filmi “Tideland”de Jeff Bridges’le Janet Mcteer karşısında kekeme Teksas’lı “Patrick” rolü ve “The Dive from Clausen’s Pier” filminde Michelle Trachtenberg’in karşısında yardımcı oyuncu gibi herkesin can attığı rolleri kazandırdı. Dylan yakın zamanda Edward Furlong’la aksiyon gerilim “Warriors of Terra”da göründü. Taylor televizyondaysa Kanada sitcomu “The Jane Show”da ve Aile kanalı “Life with Derek”te oynadı.

 

JONATHAN MALEN (Jordan Saunder) halihazırda televizyon dizisi “MP4orce”, “Dark Oracle”da oynuyor. Daha önce iki sezon “Screach Owls”da rol aldı. Genç Kanadalı oyuncu “Take The Lead”, “The River King”, “Mean Girls”, “Bless the Child” uzun metrajlı filmlerde ve haftanın filmleri “Swarned” ve “Possessed”de yardımcı rollerde oynadı.

 

JAKE EPSTEIN (Dustin Lauderbach) Torontoludur. Oyunculuk kariyerine yerel tiyatrolarda başladı ve televizyona dört sezondur oynayan “Degrassi: The Next generation”la geçiş yaptı. Epstein’in diğer filmleri arasında misafir oyunculuk yaptığı “Radio Free Roscoe”, “Girls v Boys”, “The Zack Files” ve “Crown Hieght”, “Mom’s Got a Date With Vampire” ve “Quints” televizyon filmleri bulunmaktadır.

 

MEGAN PARK (Whitney Drummond) ilk çalışmasını yaptığı televizyon dizisi “Ace Lightening”deki rolünü ABC’nin “This Time Around”, “The Blobheads”, Marcia Gay-Harden’la birlikte rol aldığı “Shee’s Too Young” ve “Dark Oracle” gibi televizyon programlarındaki aldığı birçok rol takip etti. Son zamandaBilim Kurgu Gerilim “Kaw”da rol aldı.

 

ISHAN DAVE (Henry Freemont) ilk film çalışmasını CHARLIE BARTLETT’le yaptı. Televizyon filmleri arasında çok tutulan Kanada dizisi “Degrassi: The Next Generation” ve “Renegade Press.com” bulunmaktadır.

 

 

YAPIMCILAR HAKKINDA

 

JON POLL (Yönetmen) kendini Hollywood’un en rağbette olan kurgucularından biri olarak kabul ettirdikten sonta ilk film çalışmasını rüştünü ispat eden komedi “CHARLIE BARTLETT”la yaptı. AUSTIN POWERS filmlerinde ve MEET THE PARENTS/MEET THE FOCKERS serileri gibi blockbuster filmlerinde Jay Roach’la yakın bir işbirliğine girerken, komiklikle ilgili ayarları ve muntazam hikaye anlatılıcığıyla yeteneğini biledi.

David Zucker’ın SCARY MOVIE 3, Danny DeVito’nun DEATH TO SMOOCHY, Jay Roach’un spor dramkomedisi MYSTERY ALASKA, CABIN BOY, FOREVER YOUNG, ikinci kurgucu olduğu Peter Weir’ın MASTER AND COMMANDER gibi filmleri de dahil olmak üzere 20’den fazla filmde kurgucu olarak çalıştı.

 

CHARLIE BARTLETT için Poll’e genç senarist Gustin Nash’in senaryosunu ilk getiren Jay Roach oldu ve Poll olağanüstü mizah ve kışkırtıcı tema karşımının kendisini yönetmenlik yapmak için aradığı uygun eşleşme olduğunu biliyordu.

 

DAVID PERMUT (Yapımcı) özgün yüksek konseptli projeleri yaratma ve tanıma yeteneğiyle tanınır. RICHARD PRYOR:LIVE IN CONCERT yapımı ilk canlı teatral komedi konseriydi ve türünün en başarılı örneğiydi. 1987 yılında Tom Hanks ve Dan Aykroydu’un rol aldığı Permut’un başarılı komedisi DRAGNET televizyon klasiklerinin yeniden sinema filmleri yapılması fikrinden ortaya çıktı. Permut’un birçok filmleri arasında Neil Simon’ın yazdığı THE MARRYING MAN, Kurt Russell^ın rol aldığı CAPTAIN RON, Whoopi Goldberg’in ol aldığı EDDIE, Orlando Jones ve Eddie Griffin’in rol aldığı DUBBLE TAKE, ve yine Griffin’in rol aldığı DYSFUNKTIONAL FAMILY filmleri bulunmaktadır. Permut’un diğer başarılı filmleri arasında Kim Basinger ve Bruce Willis’in rol aldığı, Blake Edwards’ın yönettiği BLIND DATE, ve John Travolta’yla Nicolas Cage’in rol aldığı hasılat rekoru kıran Jon Woo filmi FACE/OFF bulunmaktadır.

 

Permut’un televizyon ekranları için yaptığı sayısız programlar arasında CBS için MISTRESS, ABC/Disney için LOVE LEADS THE WAY ve yine CBS için SOME KIND OF LOVE bulunmaktadır.

 

Permut’un hemen hemen Hollywood’daki her büyük stüdyodan seçilmiş proje listesi bulunmaktadır. Bunların arasında, Weinstein şirketiyle bu yaz gerçekleştirilmeye başlanacak olanGustin Nash’in bir sonraki filmi YOUTH REVOLT, Antoine Fuqua’nın (TRAINING DAYS) yöneteceği polis draması WITHOUT A BADGE, Pulitzer ödüllü yazar Robert Schenkkan’ın (BAND OF BROTHERS) yazdığı THE C.O. bulunmaktadır. THE O.C., silah taşımayı reddeden ve cesareti nedeniyle Başkan Truman tarafından Kongre Onur Madalyasıyla ödüllendirilen , II. Dünya Savaşı askeri olasılık dışı kahraman Desmond Doss’un gerçek hikayesidir.

Akademi ödülü adayı yazar Shari Springer-Berman ve Robert Pulcini tarafından yazılan tarışmalı komedyen Sam Kinison’un biografik filmi BROTHER SAM de Tom Shadyac (BRUCE ALMIGHTY) ve Universal Pictures’ın işbirliğiyle Permut tarafından gerçekleştirilecektir.

 

Ayrıca, Permut şu anda komedi efsanesiRodney Dangerfield’in yaşamına odaklanan belgesel RESPECT üzerinde çalışmaktadır.

 

Filmci JAY ROACH (Yapımcı) ilk yönetmenlik denemesini 1997 yılında Mike Myers’ın oynadığı “Austin Powers: International Man of Mystery” filmiyle başladı. Bunu devam filmleri olan “Austin Powers: The Spy Who Shagged Me” ve “Austin Powers in Goldmember” takip etti. Roach “Meet the Parents” ve Ben Stiller, Robert De Niro, Barbra Striesand ve Dustin Hoffman’ın rol aldığı devam filmi “Meet the Fockers”ın da yapımcılığını ve yönetmenliğini yaptı. Bu filmlerden önce, ayrıca bai rolünü Russell Crowe’un oynadığı iğneleyici ve duygusal film “Mystery, Alaska”yı yönetti.

 

Roach son zamanlarda, Sacha Baron Cohen’le birlikte “Borat:Cultural Learnings of America for Make Benefit Glorious Nation of Kazakhstan”ın yapımcılığını yaptı. Bu filmden önce “The Hitchhicker’s Guide to Galaxy” filminin yapımcılığını yaptı.

 

Stanford Üniversitesinden mezun olan Roach, film yapımı üzerine master derecesini Güney Kaliforniya Üniversitesinden aldı. Güney Kaliforniya Üniversitesindeyken konulu kısa filmi Asleep at the Wheel öğrenci akademi ödülüne aday gösterildi.

 

Sidney Kimmel Entertainment’ın Yapım Başkanı WILLIAM HORBERG (Yürütücü Yapımcı) göreve Wonderland Filmin yönetiminden geldi. Wonderland’den önce Horberg Sydney Pollack ve Anthony Minghella’yla birlikte fil ve televizyopn yapım şirketi Mirage Enterprises’da 11 sene ortaklık yaptı. Mirage’daki bulunduğu süre esnasında, Minghella’nın “Cold Mountain”ve bir önceki filmi “The Talented Mr. Ripley” filmiyle birlikte “The Quiet American”, “Heaven”, “Sliding Doors”, “Blow Dry”,ve “Searching For Bobby Fischer” filmlerinin yapımcılığını yaptı. Televizyondaysa, Bob Rafelson’ın yönetmenliğini yaptığı “Poodle Springs”in yürütücü yapımcılığını ve “Fallen Angel”ın yaratıcılığını ve yapımcılığını yaptı. Mirage’da çalışmada önce Horberg 1987 yılında Sorumlu Yaratıcı olarak Paramount Pictures’a katıldı ve Yapım Kıdemli Başkan Yardımcılığına yükseltildi. Paramount’taki görevi sırasında aralarında “The Addams Family”, “Dead Again”, “Regarding Henry”, “Naked Gun 21/2”, “Soapdish”, “Godfather III”, ve “Ghost” filmlerinin de bulunduğu filmlerin denetimini ve proje geliştirmesini yaptı.

 

TAMARA DEVERELLS ( Yapım Tasarımı) daha önceki filmleri arasında “Firehouse Dog”, “Blizzard”, “Bollywood/Hollywood” ve “Masala” filmleri bulunmaktadır. Televizyon filmleri arasında da “Suburban Madness”, “Coast To Coast”, “Eloise at Christmastime”, “Eloise at the Plaza”, “Sounder”, “Dead Aviators”, “Caracara”, “Mind Games”, “Shadow Zone: My Teacher Ate My Homework”, “Lulu”, “Eclipse”, “The Burning Season”, ve mini dizi “Feast of all Saints” bulunmaktadır. Dizi çalışmaları arasında “Wnderfalls”, “Kevin Hill”, ve “Degrassi: The Next Generation.” Deverell “Death to Smoochy”, “X-Men”, “eXistenz”, “54”, “Mimic”, “Crash”, “Canadian Bacon” filmleriyle “Liberty Street” dizisinin sanat yönetmeniydi.

 

Kanada doğumlu PAUL SAROSSY (Fotoğraf Direktörü) fotoğraf direktörü olarak 30’un üstünde filmde çalıştı. Önceki filmleri arasında “One Way”, “The Wickerman”, “The Secret”, “Ripley Under Ground”, “Black Widow”, “The River King”, “Where the Truth Lies”, “Head in the Clouds”, ve “The Snow Walker” bulunmaktadır. Diğer filmleriarasında yeni akımın en beğenilen filmi “Terminal City Ricochet”den Paul Schrader’ın Oscar ödüllü “Affliction”a kadar olanlfilmlerle birlikte Denys Arcand’ın “Love and Human Remains”, Joe Mantegna’nın yönetmenlik denemesi “Lakeboat” ve Hollywood yapımı “Picture Perfect”le “Duets” bulunmaktadır.

 

Sarossy Atom Egoyan’la yaptığı işbirliğiyle tanınır. Sarossy “Speaking Parts”, “The Adjuster”, “Exotica”, “The Sweet hereafter”, “Felica’s Journey” ve Ararat filmlerinde Egoyan’ın fotoğraf direktörüydü. Sarossy “Exotica”, “The Sweet Hereafter”, “Felicia’s Journey” ve “Perfect Pie” filmlerindeki çalışmalarıya 4 Genie (Kanada Oscarı) kazandı. Sarossy’nin ilk yönetmenlik denemesi olan “Mr. In-Between” 2001 Eylül’ünde Toronto Film Festivalinde prömiyeri yapıldı.

 

ALAN BAUMGARTEN A.C.E.’s (Kurgu) filmleri arasında Billy Bob Thornton ve Susan Sarandon’ın rol aldığı “Mr. Woodstock”un yanı sıra “Meet the Fockers”, “Dodgeball: A True Underdog Story”, Farrelly kardeşlerin “Fever Pitch” ve henüz adı konulmamış Ben Stiller projesi gelecek filmleri, “The Adventures of Elmo in Grouchland”, “Losing Chase”, “Lord of Illusions” ve “The Lawnower” bulunmaktadır.

 

Televizyon filmleri arasında “The Job”un bölümleri, “Malcolm in the Middle”, ve yakın zamandaki Todd Holland’ın “Wonderfalls”un pilot bölümü bulunmaktadır. Baumgarten, “Papa’s Angels” ve “Monte Wals” televizyon filmlerinin yanı sıra çeşitli video klipleri ve belgesel filmlerin kurgusunu yaptı.

 

LUIS SEQUEIRA (Kostüm tasarımı) yakın zamanda vizyona giren Ryan Phillippe ve Chris Cooper’ın rol aldığı “Breach”le birlikte “Highwaymen” ve “Breaking Point” filmleri bulunmaktadır. Televizyon filmleri arasında “F/X: Serisi” ve “Thomas & the Magic Railroad” dizileriyle birlikte “Moonshine Highway”, “Treacherous Beauties”, “Buried Secrets” ve “Derby” bulunmaktadır.

 

Tasarım asistanı olarak Sequeira “Hollywoodland”, “Cinderella Man”, “Mean Girls”, “Bulletproof Monk”, “The Tuxedo”, ve “K-19: The Widowmaker” filmlerinde çalıştı.
Logged

Konuksever Moderatör
Tavsiye Elemanı
*
Mesajlar: 23359


View Profile
Re: Charlie 29 Şubat’ta iş başında
« Posted on: Eylül 08, 2008, 06:43:18 ÖÖ »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi.Sitemizin diğer bölümlerinde bulunan program, msn, sohbet, resim, video vs. arşivi için üye olmanızı öneririm.Binlerce üye ile sohbetde cabası..

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Charlie 29 Şubat’ta iş başında oyunları, Charlie 29 Şubat’ta iş başında programı, Charlie 29 Şubat’ta iş başında oyunu indir, Charlie 29 Şubat’ta iş başında program yükle, Charlie 29 Şubat’ta iş başında download, Charlie 29 Şubat’ta iş başında hikayeleri, Charlie 29 Şubat’ta iş başında resimleri, Charlie 29 Şubat’ta iş başında haber, Charlie 29 Şubat’ta iş başında yükle, Charlie 29 Şubat’ta iş başında videosu, Charlie 29 Şubat’ta iş başında msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
 Konuya bakanlar
  0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
||| GoogleTagged |||

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
şubat 2007 masa üstü tabiki galatasarayın... Galatasaray trkopat 5 449 Son Mesaj Temmuz 04, 2008, 12:24:35 ÖÖ
Gönderen: kara_kan_
Zonaro’nun başyapıtı ’Galata’ 250 bin YTL Yurt İçi Haberler TakTik 0 166 Son Mesaj Ekim 24, 2007, 09:26:46 ÖS
Gönderen: TakTik
14 Şubat ve Aziz Valentinus Tarih C3LL0C4N 1 360 Son Mesaj Kasım 02, 2007, 02:21:16 ÖS
Gönderen: Mine
120 şubat ayında gösterime giriyor Sinema Haberleri C3LL0C4N 6 378 Son Mesaj Şubat 10, 2008, 01:58:50 ÖÖ
Gönderen: C3LL0C4N
14 şubat sevgililer günü Romantizm, Sevgi, Aşk Üzerine... ΛЯZЦ 1 113 Son Mesaj Mayıs 11, 2008, 12:59:57 ÖS
Gönderen: ARTIST!
-=| TopLisT |=-
Genel
Zirve100
YASAL UYARI

TURKeyif.com kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. TURKeyif.com kullanıcı ve üyelerinin, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle TURKeyif.com un hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle TURKeyif.com un üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları TURKeyif.com kullanıcılarına rücu edilecektir.

| Anasayfa | Urllist | Sitemap | iMode | Archive | XML | Rss | Wap | Wap2 |



MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!