Babil efsanesi....

Ekim 13, 2008, 06:17:53 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.


Check Google Page Rank

 
Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt Etiket




Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Babil efsanesi....
Cevaplar 6
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 1178
Önceki Önceki Konu

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Aralık 23, 2007, 12:47:54 ÖÖ
neyzen




*


Üye No : 3015

Cinsiyet : Bayan

Nerden : Ankara

Konu  :
104

Mesaj : 997

Prestij : 188
Online
« : Aralık 23, 2007, 12:47:54 ÖÖ »


İLK YEDİ GÜN

Çok uzun zaman önce cennet,dünya,karanlık veya ışık yoktu.Bunun üzerine Allah ‘ Işık olsun” dedi ve ışık oldu! Allah ışığı,günü…..karanlığı ve geceyi yarattı.Ve bu,birinci gündü.Fakat ikinci gün aydınlık olduğunda Allah işlerinin tamamlanmadığını gördü ve “gökyüzü olsun “ dedi ve gökyüzü oldu! Üçüncü gün, Allah hala yapması gereken işler olduğunu gördü ve dünya adını verdiği kuru toprağı ve deniz adını verdiği suları yarattı.

Böylelikle çabucak yeşillikler,bitkiler ve güzel meyveli ağaçlar yetişti. Dördüncü gün Allah her zaman aydınlık olması için güneşi ve yıldızları ekledi.Beşinci gün o kadar güzellik vardı ki Allah bu güzelliği tamamlamak için yaşayan varlıkları ekledi ve büyük balinaları,küçük balıkları ve yeşil ağaçların,toprakların ve derin mavi denizlerin arasında uçacak kuşları yarattı. Allah; tüm bunların iyi ve güzel olduğunu gördü ve altıncı gün her türlü hayvanı ekledi- ve sonra adamı yarattı! Yedinci gün işlere ara veren Allah o gün hiç bir iş yapmadı ve yedinci günü tüm yaşayan varlıkların dinleneceği bir gün yaptı. Doğuya doğru Eden adlı bir yerde bir bahçe yaptı ve yarattığı adamı oraya koydu.


EDEN BAHÇESİ

Eden bahçesinde güzel meyveler veren her çeşit ağaç vardı.Fakat Allah Eden bahçesinde iki ağaç daha dikmek istedi.Biri “hayat ağacı’; diğeri ise “İyiyi ve kötüyü bilme ağacı ” idi. Allah adamı Eden bahçesine koyduğunda,ona; bahçeye iyi bakması gerektiğini ve bu işi karşılığında “hakikat ağacı” haricindeki tüm ağaçların meyvesinden yiyebileceğini söyledi.”


Hakikat ağacından yediği takdirde kesinlikle ölecekti.Ve Allah bu adama Adam ismini verdi. Ancak Adam tüm ağaçlara,kuşlara ve hayvanlara rağmen yalnızdı.O yüzden bir gece Adam uyurken Allah Adam’ın kaburgalarından birini alarak bu kaburgadan bir kadın yaptı.Ertesi sabah Adam uyandığında Allah kadını Adam’a götürerek,ona kadın deneceğini çünkü kadının Adam'ın bir kısmından yapıldığını belirtti.Kadın; Adam’ın eşi oldu ve Adam eşine Hava adını verdi.



YILAN

Bahçede kötülük dolu bir yılan vardı ve Hava’ya şunu sordu: “Allah,size bahçedeki ağaçlardan yemeyi mi yasakladı? ” Hava:” Hayır.Sadece bahçenin ortasındaki ağacın meyvelerinden yememiz yasak; aksi takdirde Allah öleceğimizi söyledi.” şeklinde yanıtladı. “ Hayır; ölmeyeceksin “ dedi yılan Hava’ya. Böylelikle Hava yasaklanmış ağacın meyvelerinden yemeği çok arzuladı.Yediğinde iyiyle kötüyü ve hakikatleri ayırt etmeye başladı ve meyvenin bir parçasını

Adam’a verdi ve Adam yedi. Daha sonra çıplaklıklarını gizlemek için incir yapraklarıyla örtündüler. Allah’ın sesini duyduklarında ise yanlış bir şey yaptıklarını bildiklerinden O’ndan saklanmaya çalıştılar. “Nerdesiniz? ” diye seslendi Allah. Ve Adam olduğu yerde durdu çünkü utanıyordu. Allah sordu:” Sana yememeni emrettiğim meyvelerden mi yedin? ” “ Bana bu meyveden Hava verdi” diye cevap verdi Adam.Bunun üzerine Allah kadına “ Bu yaptığın da nedir? ” diye sordu. “ Yılan beni teşvik etti, ben de yedim” dedi Hava. Allah yılana çok kızdı ve onu lanetledi:O günden sonra tüm hayatı boyunca sürünmesi gerekecekti. Allah; daha sonra Hava’ya dönerek; o günden itibaren kocası tarafından yönetileceğini ve sancılarla doğum yapacağını söyledi. Adam’a da; yaşamını sürdürebilmek için sürüleceği topraklarda çok çalışması gerekeceğini belirterek; her ikisini de Eden bahçesinden kovdu. Daha sonra bahçenin doğusunda “hayat ağacı’nı korumak için yanan ve dönen kılıçlar koydu; böylelikle hiç kimse o meyvelerden yemeyecek ve sonsuza dek yaşayamayacaktı.


KAİN VE EVEL

Adam ve Hava Allah’ın dediği gibi yaptılar; toprağı sürdüler ve kendi meyvelerini yediler.Bir zaman sonra Kain ve Evel adında iki oğulları oldu.
Evel çoban,Kain çiftçiydi.Her ikisi de doğru zamanın geldiğine inandıklarında Kain ürününün bir kısmını,Evel de sürüsünün en besili kuzusunu Allah’a sundu. Allah Evel’in sunusunu çok beğendi ancak Kayin’ınkinin o kadar da iyi olmadığını


düşündü.Kain Allah’a çok gücendi. Ve Allah ona şöyle dedi: “ Kain,neden kızgınsın? Eğer toprağında iyi çalışırsan sununu beğenirim ama gayret gösterip özenmezsen beğenmem” Fakat Kain cevap vermek istemedi ve içindeki öfke o kadar büyüdü ki; Kain ve Evel tarlada birlikte çalışırken Evel’e vurdu ve Evel bir daha kalkamadı! Allah bunu gördü ve seslendi: “ Kain, ne yaptın? Öz kardeşini öldürdün ve bunun için burdan gitmeli ve bir daha asla geri dönmemelisin. Kain; bilmediği yerlere giderse tehlikeler içinde olacağını söyledi ve Allah ona şöyle söyledi: “ Seni kim öldürürse yedi nesil sonra cezasını çekecektir” Sonra Kain’a bir işaret koydu; böylelikle onu görenler bunun Allah’ın işareti olduğunu bilecek ve ona zarar vermeyeceklerdi.Daha sonra Kain Eden’in doğusundaki Nod topraklarına gitti.Uzun seneler dolaştıktan sonra evlendi ve Enoh isminde bir oğlu oldu.Kain oğlunun adını taşıyan bir şehir kurdu.

Allah; Adam ve Hava’ya Şet ismini koyduklari üçüncü bir oğul verdi.Adam ve Hava Allah’ın onların geçmişteki günahlarını affettiğini ve dünyanın bir çok insanın yaşadığı bir yer olacağını anladılar. Fakat insanlar çoğaldıkça; kötülük de arttı.



NOAH VE GEMİSİ

Allah; insanların çok kötü olduğunu gördü ve yarattığı tüm insanları, hayvanları,sürüngenleri ve kuşları yok etmeye karar verdi.Fakat Allah,Noah ismindeki yaşlı adamı kurtarmayı düşündü.Noah; dürüst ve iyi bir insandı; oğulları Şem; Ham ve Yefet de öyleydiler. Allah; Noah’a şöyle dedi: “Gofer ağacından,içinde ve dışında odaları olan bir gemi yap.186 m. uzunluğunda,31 m. genişliğinde, 18 m. yüksekliğinde olsun ve üstünde küçük bir pencere ile kapısı olsun.

Bu gemiye, karını,çocuklarını,eşlerini ve torunlarını getir.Yaşayan her canlı varlıktan bir dişi bir erkek olmak üzere ikişer tane ve temiz olan hayvanlardan (kaşer) yedişer tane ve uzun bir yolculuğa yetecek kadar yiyecek yükle.Çünkü geminin inşaatı biter bitmez, en son hayvan gemiye biner binmez ve kapı ile pencere sıkı sıkı kapanır kapanmaz dünyada tufan meydana getireceğim ve herkes suların altında kalarak yok olacak.

TUFAN

Noah; Allah’ın söylediğini yaptı.Karısını, çocuklarını; çocuklarının eşlerini, torunlarını ve her hayvandan ikişer tane alarak gemiye bindi..Gemiye son hayvan biner binmez ve küçük pencere ile kapı sıkıca kapanır kapanmaz Allah, kırk gün kırk gece tufan şeklinde yağmur yağdırdı.Gemi dalgalar sayesinde suların üzerinde yükseldi ve suyun üzerinde güvenli bir şekilde yolculuk etti.

TUFAN SONA ERER

Allah, Noah’ı ve onunla birlikte gemide bulunan tüm canlıları hatırlayarak suları indirdi; daha fazla yağmur yağdırmadı ve gemiyi Ararat dağının tepesine oturttu.

Noah, toprak kuruyunca dönsün diye bir kuzgun; ve eğer dünyada hala su varsa dönsün diye de bir guvercin yolladı.Güvercin geri dönünce Noah gemide yedi gün daha kaldı.Sonra güvercini tekrar yolladı. Yedi gün bekledi ve güvercin geri dönmeyince suların çekildiğini anladı. Sular çekilmiş, toprak kurumuştu!

Noah, karısı, oğulları, oğullarının eşleri, torunları; her hayvanı; böcekleri ve kuşları alarak gemiyi terketti ve tekrar karaya geri döndü. Allah Noah’a şöyle dedi: “ Bir daha dünyayı lanetlemeyeceğim; dünya var oldukça tohum ekme zamanı, hasat zamanı, yaz, kış, gece ve gündüz de olacak demektir.”


GÖKKUŞAĞI

Allah, Noah’ı kutsayarak bir daha dünyayı yok etmek üzere tufan meydana getirmeyeceğine dair ant verdi ve bu andın bir işareti olarak şöyle söyledi: “ Gökkuşağını bulutların arasına koyacağım; ve dünya üzerine bulut getirdiğimde bu gökkuşağı bulutlardan görünecek. Onun üstünden bakacağım ve sana ve dünyada yaşayan tüm canlılara verdiğim andı hatırlayacağım.






BABİL KULESİ

O zamanlar dünyadaki herkes tek bir dil konuşuyordu ve ne kadar uzağa giderlerse gitsinler birbirlerini anlayabiliyorlardı.Fakat; tabii ki dünyanın sadece küçük bir bölümünü gezebilmişlerdi.Doğuya doğru ilerledikçe yoruldular ve Şinar adını verdikleri bir yere yerleştiler.Burada bir şehir ve Allah katına ulaşabilecekleri bir kule inşa etmeye karar verdiler.Herkes yardım etti ve kısa zamanda kule bulutlara kadar yükseldi.

Allah,kullarının ne yaptığını görünce çok üzüldü! Allah katı göksel bir kutsallığa sahipti ve buraya bir kule inşa ederek ulaşamazlardı.Eğer insanlar birbirlerini anlayabildiklerinden dolayı bunu yaptılarsa Allah Babil insanlarını dünyanın dört bir yanına dağıtmak ve birbirlerini anlamamaları için çeşitli diller yaratmak zorunda kalacaktı.Ve Allah bunu yaptı; böylelikle Babil kulesi ve Babil şehri aynen olduğu gibi kaldı.
Logged

İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini, payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür.
                                                     Tolstoy
[/b]

Konuksever Moderatör
Tavsiye Elemanı
*
Mesajlar: 25313


View Profile
Re: Babil efsanesi....
« Posted on: Ekim 13, 2008, 06:17:53 ÖÖ »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi.Sitemizin diğer bölümlerinde bulunan program, msn, sohbet, resim, video vs. arşivi için üye olmanızı öneririm.Binlerce üye ile sohbetde cabası..

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Babil efsanesi.... oyunları, Babil efsanesi.... programı, Babil efsanesi.... oyunu indir, Babil efsanesi.... program yükle, Babil efsanesi.... download, Babil efsanesi.... hikayeleri, Babil efsanesi.... resimleri, Babil efsanesi.... haber, Babil efsanesi.... yükle, Babil efsanesi.... videosu, Babil efsanesi.... msn eklentisi, şarkı sözleri
Logged
Ağustos 26, 2008, 02:19:53 ÖÖ
MuTlUlUK_BeN




*


Üye No : 16330

Yaş : 29

Cinsiyet : Bay

Nerden : AnKaRa

Konu  :
230

Mesaj : 1774

Prestij : 805
Offline
« Yanıtla #1 : Ağustos 26, 2008, 02:19:53 ÖÖ »

Babilin asma bahçeleri


M.Ö. 450'li yıllarda tarihçi Herodot "Babil, yeryüzünde bilinen bütün diğer şehirlerin ihtişamını aşar." demiştir. Herodot, şehrin dış duvarlarının 80 kilometre uzunlukta, 25 metre kalınlıkta ve 97 metre yükseklikte olduğunu ve 4 atlı bir arabanın gezinmesine uygun olduğunu belirtmiştir. İç duvarlar, dış duvar kadar kalın değildi. Duvarların içinde som altından yapılmış büyük heykeller bulunan kaleler ve tapınaklar vardı. Şehrin içinde ünlü Babil Kulesi vardı. Bu kule, Tanrı Marduk'a yapılan bir tapınaktı ve cennete ulaşmak için göğe doğru yükseliyordu.

Babil, M.Ö. 605'den itibaren 43 yıl hüküm süren kral Nebuchadnezzar tarafından yapılmıştır. Daha zayıf bir rivayete göre ise M.Ö. 810 yılından itibaren 5 yıl hüküm süren Asur kraliçesi Semiramis tarafından yapılmıştır.

Bahçeler Nebuchadnezzar'ın sıla hasreti çeken karısı Amyitis'i neşelendirmek için yapılmıştı.Amytis, Medes kralının kızıydı ve iki ülkenin müttefik olması amacıyla Nebuchadnezzar ile evlendirilmişti. Onun geldiği ülke yeşil, engebeli ve dağlıktı. Mezopotamya'nın bu dümdüz ve sıcak ortamı onu depresyona itmişti. Kral, karısının sıla hasretini gidermek için onun memleketinin bir benzerini yapmaya karar verdi. Yapay dağlar ve suların akacağı büyük teraslar yaptırdı.

Yunanlı coğrafyacı Strabo'nun M.Ö. birinci yüzyıldaki tanımlamasına göre, bahçeler birbiri üzerinde yükselen kübik direklerden oluşuyordu. Bunların içleri çukurdu ve büyük bitkilerin ve ağaçların yetişebilmesi için toprakla doldurulmuştu. Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı. Yüksekteki bahçeleri sulamak için Fırat nehrinden zincir pompalarla su yukarılara çıkarılıyordu. Zincir pompa, biri yukarıda, diğeriyse su kaynağında bulunan iki büyük volana gerili, üzerinde kovalar bulunan bir sistemdi. Nehirden dolan kova yukarıya çıkıyor içindeki suyu havuza boşaltıp tekrar nehre dönüyordu. Bu şekilde üst seviyelere taşınan su, bahçeleri sulayarak teraslardan aşağıya doğru akıyordu.

Yunanlı tarihçi Diodorus'a göre bahçeler yaklaşık 120 metre genişlikte ve 120 metre uzunluğunda ve 25 metre yüksekliğindeydi.

Ninova'daki Asurbanipal kitaplığında bulunan çivi yazısı tabletlere göre Babil'de 53'ü büyük, 650'si küçük olan toplam 703 tapınak, 360 sunak, 2 ayin yolu, 24 büyük cadde ve 3 kanal vardı. Şehir dörtgen bir plana göre kurulmuştu. Biri iç, diğeri dış olmak üzere 16,5 kilometre uzunluğunda 2 surla çevriliydi. Surların dışında bütün şehri çevreleyen su hendekleri de vardı.

İstilalar yüzünden sönmeye başlayan şehir, özellikle Pers Kralı Keyhüsrev'in Babil'i fethetmesinden sonra sönmeye başlamış, M.S. 5 ve 6. yüzyıllarda kumlara gömülmüş ve bir kum dağı haline gelmiştir. Bu şehrin, içindeki tapınakların ve asma bahçelerin kalıntıları ancak 20. yüzyılda yapılan kazılarla meydana çıkarılabilmişti


yeri; fırat'ın doğu kıyısında, bağdat'ın 50 kilometre güneyinde.

şimdiki halii
Logged


sevginin ışığı yolunuzu aydınlatsın........
Ağustos 28, 2008, 06:35:33 ÖS
nifreb




*


Üye No : 2566

Yaş : 24

Cinsiyet : Bayan

Nerden :

Konu  :
499

Mesaj : 2436

Prestij : 1517
Online
« Yanıtla #2 : Ağustos 28, 2008, 06:35:33 ÖS »

saolasın paylaşım için
« Son Düzenleme: Ağustos 28, 2008, 06:36:01 ÖS Gönderen: nifreb » Logged

aşkta yalnızca doğruların iktidarı yoktur...yanlışlarada kabulüm diyorsan eğer aradığın aşkı bulabilirsin...

yoksa ne hatasız aşk nede hatasız insan vardır..aşkta sadece almayı düşünüyorsan eğer,benciliğin yörüngesinden bir an bile sapmıyorsan yolun açık olsun yalnızlar kavşağındaki bütün ışıkların yeşil yandığını göreceksin

gerçek aşkı bulduğunu düşünüyorsan zaten anlarsın hep almakla mutluluk diye bir şeyin olmadığını...

aldıklarından fazlasını verebiliyorsan ve karşındakide senin kadar fedakarsa , al sana mutlu aşk...

aşkın süslü kelimelerden ziyade yalın yüreklere ve ışıklı gözlere ihtiyacı vardır...


Eylül 05, 2008, 04:05:05 ÖS
neyzen




*


Üye No : 3015

Cinsiyet : Bayan

Nerden : Ankara

Konu  :
104

Mesaj : 997

Prestij : 188
Online
« Yanıtla #3 : Eylül 05, 2008, 04:05:05 ÖS »

Ek bilgi için çok teşekkür ederim,mutluluk_ben...Wink
Logged

İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini, payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür.
                                                     Tolstoy
[/b]
Eylül 05, 2008, 04:15:18 ÖS
gezgin


...Demir tava gelir kömür biter, akıl başa gelir ömür biter...



*


Üye No : 1914

Cinsiyet : Bay

Nerden : Sakarya

Konu  :
160

Mesaj : 2387

Prestij : 612
Herkes Cenneti İster ama Kimse Ölmek İstemez
Online
« Yanıtla #4 : Eylül 05, 2008, 04:15:18 ÖS »

ben bundan bir şey anlamadım kim yazmış bunu
Logged




"La ilahe illa ente subhaneke innî kuntu minez-zalimîn."

Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni tenzih ve tesbih ederim. Ben zalimlerden oldum
Enbiya 87     
Eylül 05, 2008, 04:25:59 ÖS
SΣPTΣMBΣЯ


Çanakkale-Balıkesir ...



*


Üye No : 11253

Yaş : 53

Cinsiyet : Bayan

Nerden : 41, 10, 17

Konu  :
232

Mesaj : 1415

Prestij : 893
Offline
« Yanıtla #5 : Eylül 05, 2008, 04:25:59 ÖS »

babil efsanesi

Babil mitolojisinin ünlü hikayelerinden birinde bir zamanlar tüm insanların aynı dili konuştuğu idda edilir. Efsaneye göre aynı dili konuşan bu insanlar, krallarının isteğiyle günün birinde tanrıların bulunduğu kata ulaşan bir kule yapmak istemişlerdi.. Ve buna sinirlenen tanrılar insanları dünyanın farklı yerlerine yollayıp ortak dili unutturup farklı diller konuşmalarını sağlayarak onları cezalandırmışlardı.

gezginn, çok iyi hatırlamıyorum ama babil efsanesi içerisinde olup bitenler sanırım  TK26, yalnışta olabilir söylediğime şartlandırma kendini 
« Son Düzenleme: Eylül 05, 2008, 04:27:06 ÖS Gönderen: SΣPTΣMBΣЯ » Logged

uzun bi süre yokum !!!! _________


BİR TAKIM ŞEYLERİ ELEŞTİRMEK, GÜNDEME GETİRMEK, İLGİMİ ÇEKEN ŞEYLERİ PAYLAŞMAK, İÇ VE DIŞ DÜNYAMI YANSITMAK İÇİN BURDAYIM...





_____________________________________________


AÇIN HERKESE AÇABİLECEĞİNİZ KADAR KALBİNİZİ, UMMANLAR GİBİ OLSUN İNANÇLI OLUN. KALMASIN EL UZATMADIĞINIZ BİR HÜZÜNLÜ GÖNÜL

TOLERANSLI OLUN, BARIŞIK OLUN AMA, ÖNCE KENDİNİZLE BARIŞIK OLUN.

AYNAYA BAKIN AMA, ÖNCE KENDİNİZİ (ÖZÜNÜZÜ) GÖRÜN.
Eylül 05, 2008, 04:33:58 ÖS
gezgin


...Demir tava gelir kömür biter, akıl başa gelir ömür biter...



*


Üye No : 1914

Cinsiyet : Bay

Nerden : Sakarya

Konu  :
160

Mesaj : 2387

Prestij : 612
Herkes Cenneti İster ama Kimse Ölmek İstemez
Online
« Yanıtla #6 : Eylül 05, 2008, 04:33:58 ÖS »

çünki bu anlatılanlar adem aleyhisselamdan ve nuh aleyhisselamdan bahseden konulara benziyor ama tarzı bi başka
Logged




"La ilahe illa ente subhaneke innî kuntu minez-zalimîn."

Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni tenzih ve tesbih ederim. Ben zalimlerden oldum
Enbiya 87     
 Konuya bakanlar
  0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Şahmaran Efsanesi Genel Kültür Delimaynak 0 538 Son Mesaj Nisan 21, 2007, 06:36:34 ÖS
Gönderen: Delimaynak
ferhat ile şirin efsanesi Garip,ilginç ve anlamlı yazılar PΛЯΛDIƧΣ 3 268 Son Mesaj Temmuz 26, 2007, 09:04:48 ÖS
Gönderen: ИΛЯ©ØŻ
Kahve Efsanesi Genel Kültür PΛЯΛDIƧΣ 3 426 Son Mesaj Şubat 16, 2008, 04:38:56 ÖS
Gönderen: DiesEL_GS
mavi gül efsanesi Garip,ilginç ve anlamlı yazılar WaNTeD_S_54 0 199 Son Mesaj Nisan 27, 2008, 04:45:27 ÖÖ
Gönderen: WaNTeD_S_54
Kıbrıs Beşparmak Dağlarındaki Tank'ın Efsanesi Slaytlar ve Sunular MuTlUlUK_BeN 0 234 Son Mesaj Eylül 11, 2008, 12:47:47 ÖS
Gönderen: MuTlUlUK_BeN
-=| TopLisT |=-
Genel
Zirve100
YASAL UYARI

TURKeyif.com kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. TURKeyif.com kullanıcı ve üyelerinin, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle TURKeyif.com un hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle TURKeyif.com un üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları TURKeyif.com kullanıcılarına rücu edilecektir.

| Anasayfa | Urllist | Sitemap | iMode | Archive | XML | Rss | Wap | Wap2 |



MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!